Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kallas, Türkiye'nin savunma, göç yönetimi ve bölgesel istikrar açısından kritik bir konumda olduğunu belirterek, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye'nin ittifak içindeki önemine vurgu yaptı. Zirve, Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde ve Doğu Akdeniz'deki gerilimlerin arttığı bir dönemde gerçekleşecek.
Kallas: Türkiye stratejik bir kilit ülke
Kaja Kallas, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin sadece askeri kapasitesiyle değil, aynı zamanda göç krizinde oynadığı rol ve enerji koridorlarındaki konumuyla da NATO için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Kallas, "Türkiye, ittifakın güney kanadında bir kale görevi görüyor. Hem savunma sanayisindeki hem de terörle mücadeledeki kararlılığı, tüm müttefikler için güvence teşkil ediyor" ifadelerini kullandı. AB temsilcisi, zirvede Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli üretim hamlelerinin de ele alınacağını ve bu alanda işbirliğinin artırılması için somut adımlar atılacağını duyurdu.
NATO'nun yeni stratejik konsepti ve Türkiye
NATO Zirvesi'nde, ittifakın 2022'de kabul ettiği Stratejik Konsept çerçevesinde güncel tehditlere karşı alınacak önlemler masaya yatırılacak. Kallas, Türkiye'nin bu yeni konseptte belirtilen kolektif savunma, kriz yönetimi ve işbirlikçi güvenlik yaklaşımlarında merkezi bir role sahip olduğunu vurguladı. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının güvenliği ve Karadeniz'deki mayın tehdidi gibi konularda Türkiye'nin deneyimine ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Kallas, ayrıca Türkiye'nin Ukrayna'ya desteği ve tahıl koridoru anlaşmasındaki arabuluculuk rolünü de övgüyle andı.
Zirvede, Türkiye'nin F-16 modernizasyonu ve savunma sanayisindeki yerlileşme hamlelerinin de gündeme gelmesi bekleniyor. ABD ile Türkiye arasında süren F-16 tedarik sürecinde son durum ve olası ek adımlar ele alınacak. Kallas, Türkiye'nin NATO standartlarına uygun şekilde savunma kapasitesini artırmasının ittifakın caydırıcılığına katkı sağlayacağını belirtti.
Göç ve istikrar: AB-Türkiye işbirliği
Kallas, göç konusunda Türkiye ile AB arasındaki işbirliğinin önemine de değindi. Türkiye'nin 2016 Göç Mutabakatı kapsamında Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapmaya devam ettiğini hatırlatan Kallas, bu yükün paylaşılması gerektiğini söyledi. Zirvede, düzensiz göçle mücadelede Türkiye'nin rolü ve AB'nin bu alandaki desteği değerlendirilecek. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri ve Kıbrıs sorunu gibi bölgesel meselelerin de görüşülmesi bekleniyor.
Bağımsız değerlendirme
NATO Zirvesi, Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu yeniden tesis etmek ve Batı ile ilişkilerini normalleştirmek açısından kritik bir fırsat. Kallas'ın açıklamaları, AB'nin Türkiye'ye stratejik bir ortak olarak yaklaştığını ve savunma, göç, enerji gibi alanlarda işbirliğine hazır olduğunu gösteriyor. Ancak Türkiye'nin beklentileri sadece savunma sanayii ile sınırlı değil; vize serbestisi ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi konular da Türkiye'nin öncelikleri arasında. Zirveden çıkacak sonuç bildirgesi ve somut adımlar, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini belirleyecek. Ankara'nın güçlü cevabı, sadece hasımlarına değil, müttefiklerine de net bir mesaj içerecek.