ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki askeri güçlerine yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurdu. CENTCOM'un X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, operasyonun İran'ın bölgedeki askeri varlığını zayıflatmayı ve serbest deniz seyrüseferini güvence altına almayı amaçladığı belirtildi. Açıklamada, saldırıların İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz unsurları ve kıyı savunma sistemlerine yönelik olduğu ifade edildi.
Hedefler ve Operasyonel Detaylar
Operasyon kapsamında, Hürmüz Boğazı'ndaki İran askeri üsleri, radar sistemleri ve füze rampaları hedef alındı. CENTCOM, saldırılarda hassas güdümlü mühimmat kullanıldığını ve sivil kayıpların önlenmesi için azami özen gösterildiğini duyurdu. Açıklamada, İran'ın bölgedeki deniz trafiğini tehdit eden eylemlerinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Operasyonun ABD Başkanı'nın talimatıyla gerçekleştirildiği ve uluslararası hukuka uygun olduğu belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
ABD'nin bu hamlesi, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oldu. İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı 'uluslararası hukukun açık ihlali' olarak nitelendirerek misilleme tehdidinde bulundu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, durumu yakından izlediklerini duyururken, Çin ve Rusya taraflara itidal çağrısı yaptı. Enerji piyasalarında ise petrol fiyatları yükselişe geçti. Analistler, Hürmüz Boğazı'nın dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir geçiş noktası olduğunu hatırlatarak, çatışmanın tırmanması halinde küresel ekonomik etkilerinin ağır olabileceğini belirtiyor.
ABD'nin son saldırıları, geçtiğimiz aylarda İran'ın bölgede artan askeri faaliyetlerine ve ticari gemilere yönelik tacizlerine bir yanıt olarak değerlendiriliyor. CENTCOM, gerektiğinde ek adımlar atılacağını ve İran'ın kışkırtıcı eylemlerine karşı koymaya devam edileceğini açıkladı. Bölgedeki gelişmeler, ABD-Iran geriliminin yeni bir boyuta taşınmasına yol açarken, diplomasi için de alan daralıyor. İran'ın nükleer müzakereleri durdurması ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması, Batı tarafından endişeyle karşılanıyor. Uzmanlar, krize diplomatik çözüm bulunamaması halinde daha geniş çaplı bir çatışmanın kaçınılmaz olacağını savunuyor.