ABD merkezli haber sitesi The War Horse'un yayımladığı çarpıcı rapor, İran'ın ABD üslerine yönelik saldırılarının ardından ABD ordusunda yaşanan yaralanmaların boyutunu gözler önüne serdi. Rapora göre, yüzlerce asker yaralanırken, çok sayıda personel kafa travması geçirdi. Bu durum, askeri yetkililerin daha önce açıkladığı resmi rakamların çok üzerinde bir bilançoyu işaret ediyor.
Yaralı sayısı resmi açıklamaların çok üzerinde
The War Horse'un kapsamlı araştırması, Ocak 2020'de ABD'nin Bağdat'ta İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından İran'ın Irak'taki Ayn el-Esed ve Erbil üslerine düzenlediği balistik füze saldırılarında yaralanan asker sayısının, resmi olarak açıklanan 110'dan çok daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Rapor, saldırıların ardından geçen üç yıl içinde yaralanan yaklaşık 2.500 asker olduğunu belirtiyor. Bu rakam, ABD Savunma Bakanlığı'nın açıkladığı resmi rakamlarla büyük bir tezat oluşturuyor.
Raporda, yaralanmaların çoğunun travmatik beyin hasarı (TBH) olduğu ve bu durumun askerlerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediği vurgulanıyor. Kafa travması geçiren askerlerin birçoğu, baş ağrısı, hafıza kaybı, denge sorunları ve depresyon gibi belirtilerle mücadele ediyor. Ayrıca, bu askerlerin bir kısmının tedavi süreçlerinin uzun yıllar aldığı ve bazılarının hâlâ aktif görevde olduğu belirtiliyor.
Savunma Bakanlığı'nın tavrı ve kamuoyu baskısı
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), saldırıların ardından yaptığı açıklamalarda ölü sayısının sıfır olduğunu, yaralı sayısının ise 110 olarak güncellendiğini duyurmuştu. Ancak The War Horse'un raporu, bu rakamların gerçeği yansıtmadığını ve askerlerin yaralanmalarının gizlendiğini iddia ediyor. Rapor, Savunma Bakanlığı'nın yaralanma raporlama sürecindeki eksikliklere dikkat çekerek, birçok askerin kafa travması belirtilerini askeri yetkililere bildirmediğini veya bildirilmesinin engellendiğini öne sürüyor. Bu durum, askeri yetkililerin itibarını zedelerken, savaş gazilerinin haklarını savunan sivil toplum kuruluşlarının da tepkisini çekiyor.
Kongre üyeleri, raporda yer alan bulguların araştırılması gerektiğini belirtirken, bazı senatörler Savunma Bakanlığı'ndan konuyla ilgili acil bir brifing talep etti. Özellikle, gizli yaralanma raporları, askerlerin tıbbi destek almasını geciktiriyor ve bu da onların sağlık durumlarının daha da kötüleşmesine yol açabiliyor.
Askeri uzmanlar, İran'ın füze saldırılarının ABD ordusunun hazırlık seviyesini ciddi şekilde test ettiğini ve bu tür saldırılara karşı koymak için daha kapsamlı bir tıbbi altyapının gerekliliğini vurguluyor. Ayrıca, kafa travması vakalarının uzun vadeli etkileri konusunda askerlerin eğitilmesi ve farkındalığın artırılması gerektiği de raporda yer alan öneriler arasında.
The War Horse raporu, ABD ordusunun şeffaflık ilkesiyle çelişen bu tablonun, aynı zamanda İran ile yaşanan gerilimin askerler üzerindeki insani maliyetini de gözler önüne seriyor. Orta Doğu'daki jeopolitik krizlerin gölgesinde, askerlerin sağlık ve güvenliğinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha hatırlatıyor. Bu rapor, ABD askeri yetkililerinin ve uluslararası toplumun, çatışmaların görünmeyen yaraları konusunda daha duyarlı olması gerektiğini ortaya koyuyor. Gelecekte benzer saldırılara karşı daha iyi hazırlık yapılması ve yaralı askerlerin ihmal edilmemesi için bu tür raporların dikkate alınması büyük önem taşıyor.