ABD’nin 2003 yılında başlattığı ve yıllar boyunca savaş, yıkım ve ağır can kayıplarına sahne olan Irak işgali resmen sona eriyor. İki ülke, 2024 yılında askeri güçlerin çekilmesi konusunda anlaşmaya varmıştı. Irak’ta konuşlu yaklaşık 2 bin 500 ABD askerinin kademeli olarak ülkeden ayrılmasıyla birlikte, bölgede 23 yıl süren doğrudan ABD askeri varlığı tarihe karışıyor.
İşgalin Başlangıcı ve Yıkıcı Bilançosu
2003 yılında ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, Saddam Hüseyin rejimini devirmek gerekçesiyle Irak’a girdi. Kısa sürede Bağdat düşse de, işgal sonrası dönemde ülke derin bir istikrarsızlığa sürüklendi. Yıllar süren çatışmalar, mezhep çatışmaları ve terör saldırıları yüz binlerce sivilin ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtı. Altyapı büyük ölçüde tahrip oldu, ekonomik kayıplar trilyonlarca doları buldu.
ABD’nin Irak’taki askeri varlığı, 2011’de bir kez sona ermiş gibi görünse de, IŞİD’in yükselişiyle 2014’te yeniden genişletildi. Bu kez eğitim, danışmanlık ve terörle mücadele kapsamında konuşlanan ABD askerleri, Irak ordusunun kapasitesini güçlendirmeyi amaçladı. Ancak Irak kamuoyunda ve siyasi çevrelerde ABD askeri varlığına yönelik tepkiler hiç dinmedi.
2024 Anlaşması ve Çekilme Takvimi
2024 yılında Irak hükümeti ile ABD yönetimi arasında yapılan müzakereler sonucunda, askerlerin çekilmesine ilişkin bir takvim üzerinde uzlaşma sağlandı. Anlaşmaya göre, ABD askerleri aşamalı olarak Irak’tan ayrılacak ve geriye kalan danışmanlık unsurları da belirli bir takvim çerçevesinde çekilecek. Irak Başbakanı, bu anlaşmayı ülkenin egemenliğinin güçlenmesi açısından bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. ABD tarafı ise Irak güvenlik güçlerinin artık kendi başına terörle mücadele edebilecek kapasiteye ulaştığını savunuyor.
Çekilme süreci, Irak’ın kuzeyindeki Kürt Bölgesel Yönetimi’ni de yakından ilgilendiriyor. Bölgede konuşlu ABD askerlerinin ayrılması, özellikle PKK ve IŞİD kalıntılarına karşı yürütülen operasyonlarda güvenlik boşluğu endişesini beraberinde getiriyor. Ancak Irak merkezi hükümeti, bu boşluğun doldurulacağını ve ulusal ordunun tüm ülkede kontrolü sağlayacağını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD’nin Irak’tan çekilmesi, Orta Doğu’daki güç dengelerini de etkileyecek. İran, Irak üzerindeki etkisini artırmak için fırsat kollarken, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri bu süreci dikkatle izliyor. Rusya ve Çin gibi küresel aktörlerin de Irak’ta ekonomik ve stratejik nüfuzlarını genişletmek isteyebileceği değerlendiriliyor. Türkiye ise sınır güvenliği ve PKK ile mücadele kapsamında gelişmeleri yakından takip ediyor. Irak’ın kuzeyinde olası bir otorite boşluğu, Türkiye’nin güvenlik endişelerini artırabilir.
ABD askerlerinin çekilmesi, aynı zamanda Irak halkının yıllardır süren yabancı askeri varlığına son verilmesi talebinin bir karşılığı olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, çekilmenin hemen ardından istikrarın sağlanmasının kolay olmayacağını, mezhepsel ve etnik gerilimlerin yeniden alevlenebileceğini belirtiyor.
Irak’ın Geleceği ve Zorluklar
Irak, 23 yıllık işgal ve çatışma döneminin ardından ağır bir mirasla karşı karşıya. Ülkenin yeniden inşası, yolsuzlukla mücadele, ekonomik kalkınma ve toplumsal uzlaşı gibi devasa sorunlar çözüm bekliyor. ABD askerlerinin ayrılması, egemenlik açısından sembolik bir zafer olsa da, Irak’ın kendi güvenlik güçleriyle istikrarı sürdürebilmesi için ciddi reformlara ihtiyacı var. Uluslararası toplumun Irak’a yönelik ekonomik ve siyasi desteğinin sürmesi, ülkenin geleceği için kritik önemde.
ABD’nin Irak’taki 23 yıllık askeri varlığı, aynı zamanda Washington’un Orta Doğu politikalarının bir sembolüydü. Bu dönemin sona ermesi, ABD’nin bölgedeki rolünü ve stratejik önceliklerini yeniden tanımlaması gerektiğini gösteriyor. Irak halkı için ise bu, hem bir rahatlama hem de belirsizliklerle dolu yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor.