ABD yönetiminin İran'a yönelik 60 günlük geçici yaptırım muafiyeti kararı, Tahran yönetimini denizlerde bekleyen milyonlarca varillik petrolü eritmek için harekete geçirdi. İran, bu kısa süreli lisansı fırsat bilerek Asya'nın en büyük ithalatçılarına yöneldi. Petrol bakanlığı yetkilileri, başta Çin ve Hindistan olmak üzere Güney Kore, Japonya ve Tayvan'dan gelen talepleri karşılamak için tanker sevkiyatlarını hızlandırdıklarını açıkladı.
Biriken petrol stokları ve Asya pazarı
Uzmanlara göre İran, son aylarda Basra Körfezi'nde ve bazı limanlarında 50 milyon varile yakın ham petrol biriktirdi. ABD'nin eski Başkan Donald Trump döneminde uygulanan sert yaptırımlar nedeniyle ihracatı günde 200 bin varilin altına düşen İran, şimdi 60 günlük muafiyet sayesinde bu stoğu eritmeyi hedefliyor. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda; geçen yıl günde ortalama 500 bin varil alan Çin, bu dönemde alımını artırabilir. Hindistan ise İran petrolüne olan ilgisini sürdürmekle birlikte, navlun ve sigorta maliyetlerindeki belirsizlikler nedeniyle temkinli davranıyor.
Petrol fiyatlarına etkisi
İran'ın hamleleri, küresel petrol piyasalarında arz fazlası endişesini artırdı. Brent petrol fiyatları, haberin ardından varil başına 72 dolar seviyesinden 70 doların altına geriledi. Analistler, İran'ın ek arzının özellikle Asya piyasalarında fiyatları aşağı çekebileceğini belirtiyor. Ancak OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntıları ve ABD'deki talebin canlılığı, bu düşüşün sınırlı kalmasına neden olabilir. İran'ın 60 günlük süre içinde 20-30 milyon varil ihraç etmesi bekleniyor.
Jeopolitik arka plan
ABD'nin bu hamlesi, Biden yönetiminin İran'la nükleer müzakerelerde esneklik sinyali olarak yorumlanıyor. Ancak İran, yaptırımların tamamen kaldırılması için baskı yapmaya devam ediyor. Uzmanlar, bu geçici muafiyetin asıl amacının piyasaları rahatlatmak ve İran'ı müzakere masasında tutmak olduğunu düşünüyor. İran'ın Asya seferberliği, bölgesel enerji ticaretinde Çin ve Hindistan'ın ağırlığını bir kez daha gösteriyor.
İran'ın bu hamlesi, Türkiye gibi ithalatçı ülkeler için de kısa vadede olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak 60 günlük sürenin sonunda ABD'nin tutumu, piyasaların yönünü belirleyecek en kritik faktör. Enerji piyasaları, önümüzdeki haftalarda İran'dan gelecek tanker hareketliliğini ve Asya'daki rafinerilerin alım kararlarını yakından takip edecek.