Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, ABD'li mevkidaşı ile yaptığı görüşmede yen kuruna ilişkin iki ülke arasında güçlü bir anlayış bulunduğunu ifade etti. Katayama, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ABD'nin Japonya'nın döviz politikasına yönelik endişelerini anladığını ve bu konuda yapıcı bir diyalog yürütüldüğünü belirtti. Ekonomi çevreleri, bu açıklamayı ABD ile Japonya arasında kur savaşlarının önüne geçilmesi adına olumlu bir adım olarak değerlendiriyor.
Yen politikasında iş birliği
Japonya, uzun süredir zayıf yen politikasıyla ihracatını desteklemeye çalışırken, ABD bu durumun haksız rekabete yol açtığını savunuyordu. Katayama’nın açıklamaları, iki ülkenin bu konuda daha uyumlu hareket edeceğine işaret ediyor. Özellikle 2024 yılında yenin dolar karşısında son 30 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, ABD'li yetkilileri rahatsız etmiş ve Japonya'ya yönelik eleştirileri artırmıştı. Ancak son görüşmelerde varılan mutabakat, piyasalarda dengelenme beklentisini güçlendirdi.
Küresel piyasalara yansımaları
Bu haberin ardından dolar/yen paritesi sınırlı bir düşüş yaşarken, Asya borsalarında karışık bir seyir izlendi. Uzmanlar, iki ülkenin anlaşmasının kısa vadede yenin değer kazanmasına yol açabileceğini, ancak uzun vadede etkinin sınırlı olacağını belirtiyor. Japonya Merkez Bankası’nın para politikasındaki duruşu ve ABD’nin faiz kararları, kur üzerindeki ana belirleyiciler olmaya devam edecek.
Öte yandan, bu mutabakat sadece ikili ticaret değil, aynı zamanda küresel ekonomik istikrar açısından da önem taşıyor. ABD ve Japonya, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alırken, döviz kuru anlaşmazlıklarının büyümesi küresel ticaret savaşları riskini artırabilirdi. Bu nedenle, varılan güçlü anlayışın, G7 ve G20 zemininde de olumlu yankı bulması bekleniyor.
Bağımsız değerlendirmelere göre, bu mutabakat Tokyo yönetiminin uluslararası alanda itibarını artırmış durumda. Ancak somut adımların atılıp atılmayacağı, önümüzdeki dönemde yapılacak toplantılarda netleşecek. Özellikle ABD Başkanı ve Japonya Başbakanı arasındaki üst düzey görüşmeler, mutabakatın kalıcılığı açısından belirleyici olacak.