ABD Başkanı Donald Trump'ın 'ABD olmasa İsrail olmazdı' ifadeleri, Tel Aviv'de öfkeyle karşılandı. İsrailli üst düzey yetkililer, bu sözlere 'Biz olmasak ABD olmazdı' yanıtını verdi. ABD-İsrail ilişkilerinde tarihi bir kırılma olarak değerlendirilen bu açıklamalar, iki ülke arasındaki ittifakın sorgulanmasına yol açtı.
Tarafların karşılıklı suçlamaları
ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün yaptığı bir konuşmada 'ABD olmasa İsrail olmazdı' sözlerini kullanmıştı. Trump, ABD'nin İsrail'e verdiği askeri ve siyasi desteğin olmadığı bir senaryoda İsrail'in varlığını sürdüremeyeceğini ima etmişti. Bu açıklamalar, İsrail siyasetinde şok etkisi yarattı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Trump'ın sözlerine yanıt verirken 'İsrail olmasa ABD olmazdı' ifadesini kullandı. Huckabee, İsrail'in ABD'nin küresel stratejisindeki hayati önemine vurgu yaparak, 'İsrail, ABD'nin Ortadoğu'daki en güvenilir müttefiki ve olmazsa olmazıdır' dedi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın tepkisi
İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Sharren Haskel, yaptığı açıklamada İsrail'in ABD için vazgeçilmez olduğunu belirterek 'İsrail olmasaydı ABD'nin Ortadoğu'da bugünkü pozisyonuna sahip olması mümkün olmazdı' ifadelerini kullandı. Haskel, İsrail'in ABD'ye sağladığı istihbarat ve stratejik ortaklığın altını çizdi. Öte yandan İsrail eski Dışişleri Bakanı ve muhalefet lideri Yair Lapid, Trump'ın sözlerini 'skandal' olarak nitelendirdi ve 'ABD'yi İsrail'in varlığını sorgulamaya kimse yetkili değil. Bu tür sözler ittifakın ruhuna aykırıdır' dedi.
Diplomatik krizin arka planı
Son günlerde ABD'nin İran ile nükleer anlaşma müzakerelerinde İsrail'i kenarda bırakması, iki ülke arasında gerginliğe neden olmuştu. Trump yönetiminin İsrail'e silah ambargosu sinyali vermesi de tansiyonu yükseltmişti. Uzmanlar, bu sözlerin ardındaki nedenin, İsrail'in işgal politikalarına ABD kamuoyunda artan tepkiler olduğunu belirtiyor. İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ve Gazze saldırıları, özellikle Demokrat Parti tabanında büyük rahatsızlığa yol açıyor. Trump'ın bu çıkışı, Amerikan iç siyasetine yönelik bir hamle olarak da yorumlanıyor.
Türkiye'den gelen tepkiler
Konuyla ilgili Türkiye Dışişleri Bakanlığı da bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü, 'ABD ve İsrail arasındaki tartışmaları endişeyle takip ediyoruz. Bölge barışı için tarafları itidale davet ediyoruz' ifadelerini kullandı. Sivil toplum kuruluşları ise 'her iki ülkenin de bölgede işlediği suçların görmezden gelindiği' bir tartışma yürütüldüğünü eleştirdi. Türkiye, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını defalarca kınamış ve uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapmıştı.
Analiz: İttifakın geleceği
Bu sözlü savaş, ABD-İsrail ilişkilerinin geldiği kritik noktayı gözler önüne seriyor. Her ne kadar iki ülke birbirini suçlasa da, stratejik ortaklığın tamamen sona ermesi kısa vadede mümkün görünmüyor. Ancak bu açıklamalar, özellikle İsrail'de ABD bağımlılığının sorgulanmasına ve alternatif ittifak arayışlarına kapı aralayabilir. İsrail'in Çin ve Hindistan gibi ülkelerle artan işbirliği, ABD'ye olan bağımlılığını azaltma çabası olarak okunabilir. Sonuç olarak, Trump'ın sözleri bir diplomasi krizi yaratsa da, asıl mesele Ortadoğu'da kalıcı barışın tesis edilmesi ve halkların refahıdır. Tarafların kullandığı dil, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirme riski taşımaktadır.