ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla Amerikan güçleri, İran'ın askeri ve stratejik tesislerine hava saldırısı düzenledi. Saldırıların hedefinde İran'ın nükleer programıyla bağlantılı olduğu belirtilen tesisler ve devrim muhafızlarına ait karargahlar yer aldı. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın bölgedeki milis gruplara verdiği desteğe ve son dönemde ABD vatandaşlarına yönelik tehditlere karşılık olarak gerçekleştirildiği belirtildi. İran resmi haber ajansı IRNA ise saldırılarda en az 45 kişinin hayatını kaybettiğini, 200'den fazla kişinin yaralandığını duyurdu.
İran'dan Anında Misilleme: ABD Üsleri ve Hürmüz Boğazı Hedefte
Tahran yönetimi, ABD'nin saldırılarına saatler içinde yanıt verdi. İran Devrim Muhafızları, Irak'taki ABD üslerine balistik füzelerle saldırdı. Aynı anda, İran donanması Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri hedef aldığı duyuruldu. Petrol taşıyan bir tankerin vurulduğu, mürettebatın kurtarıldığı ancak gemide yangın çıktığı bildirildi. Hürmüz Boğazı'ndan geçişler emniyet gerekçesiyle durdurulurken, küresel petrol fiyatları yüzde 8 artışla 95 dolar seviyesini gördü. ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın füzelerinin çoğunun imha edildiğini ancak bazılarının isabet ettiğini açıkladı.
Kırılgan Ateşkes Bozuldu: Bölgesel Savaşın Eşiği
ABD ile İran arasında geçen hafta Umman'da yürütülen dolaylı görüşmeler sonucunda sağlanan ateşkes, bu saldırılarla birlikte tamamen çökmüş oldu. Ateşkesin ilk haftasında gerilimin düştüğü gözlenirken, Trump yönetiminin İran'ın Yemen'deki Husilere destek sağladığı iddiasıyla yeniden yaptırım tehdidinde bulunması tansiyonu yükseltmişti. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, ABD'nin saldırılarını 'savaş ilanı' olarak nitelendirdi ve 'Tahran'ın meşru müdafaa hakkını kullanacağını' ifade etti. Bu gelişmeler, Orta Doğu'yu bir kez daha geniş çaplı bir savaşın eşiğine getirdi.
Küresel Tepkiler ve Diplomatik Arayışlar
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantıya çağrıldı. ABD, İngiltere ve Fransa saldırıları meşru müdafaa olarak savunurken, Rusya ve Çin 'orantısız güç kullanımı' olarak nitelendirdi. NATO, ittifak üyesi ABD'ye destek açıklaması yaparken, Türkiye 'bölgesel istikrarın korunması' çağrısında bulundu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri taraflara itidal çağrısı yaparken, Katar arabuluculuk teklifinde bulundu. Bu kriz, küresel enerji arzını tehdit etmesinin yanı sıra, milyonlarca insanın yaşadığı bölgede yeni bir insani felaketin habercisi olarak değerlendiriliyor. Bağımsız analistler, tarafların birbirlerini yanlış hesaplamalarının savaşı kaçınılmaz kıldığını, ancak diplomatik çözüm için hala bir pencere olduğunu belirtiyor. Şu an için en büyük risk, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatması ve bunun dünya ekonomisini derinden sarsması.