ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik "tam izolasyon" çağrısının hemen ardından Türkiye'de Resmî Gazete'de kritik bir tebliğ yayımlandı. Yayımlanan tebliğle, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) yaptırım listesinde yer alan kişi ve kuruluşların finansal işlemleri, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) denetimine bağlandı. Söz konusu düzenleme, ilgili finansal işlemlerin ertelenmesini de öngörüyor. Karar, ABD'nin İran'a yönelik artan baskı politikalarının gölgesinde, Türkiye'nin uluslararası yaptırım rejimine uyum konusundaki tutumunu gözler önüne serdi.
MASAK Denetimi ve İşlem Ertelemesi
Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ, BM Güvenlik Konseyi'nin yaptırım kararları kapsamındaki gerçek ve tüzel kişilerin mal varlıklarının dondurulması, finansal kuruluşlar nezdindeki hesaplarına ilişkin işlemlerin MASAK tarafından denetlenmesini zorunlu kılıyor. Tebliğe göre, yaptırım listesinde bulunan kişi veya kuruluşlarla ilgili şüpheli işlem tespit edilmesi halinde, finansal kuruluşlar durumu derhal MASAK'a bildirecek. İşlemler, MASAK'ın onayı olmaksızın gerçekleştirilemeyecek; gerekli görülen durumlarda işlemler ertelenecek. Bu düzenleme, Türkiye'nin BM yaptırım kararlarını uygulamadaki hassasiyetini artırırken, aynı zamanda uluslararası finansal sistemle entegrasyonunu koruma amacı taşıyor.
Uzmanlar, tebliğin özellikle İran ile ticari ilişkileri bulunan Türk şirketleri açısından dikkatli olunması gereken bir döneme işaret ettiğini belirtiyor. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının ikincil yaptırım riski taşıdığı biliniyor. Bu nedenle Türkiye'nin BM listesini esas alarak hareket etmesi, hem uluslararası hukuka uyum hem de ABD yaptırımlarına maruz kalmama açısından kritik görülüyor. MASAK'ın denetim yetkisinin genişletilmesi, finansal kuruluşların uyum birimlerine ek yükümlülükler getirecek.
ABD-İran Geriliminde Yeni Perde
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada İran'a yönelik "tam izolasyon" mesajı vermişti. Trump, Tahran yönetiminin nükleer programı ve bölgesel politikalarını gerekçe göstererek İran'ın uluslararası toplumdan tamamen tecrit edilmesi gerektiğini savunmuştu. Bu çağrı, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" stratejisinin bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Washington, daha önce de İran'ın petrol ihracatını hedef alan yaptırımlar uygulamış ve İran Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak tanımlamıştı.
Türkiye'nin tutumu ise denge politikası izlemek yönünde. Bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkileri sürdüren Ankara, diğer yandan komşusu İran ile ekonomik ve siyasi bağlarını koruyor. Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ, Türkiye'nin BM çerçevesinde hareket ederek uluslararası yükümlülüklerini yerine getirdiğini gösterirken, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına doğrudan taraf olmadığı mesajını da içeriyor. Zira tebliğ, yalnızca BM Güvenlik Konseyi'nin yaptırım listesini referans alıyor; ABD'nin kendi listesini değil.
Bölgesel analistler, bu adımın İran ile ticaret yapan Türk iş insanlarını yakından ilgilendirdiğini vurguluyor. İran'a yönelik uluslararası yaptırımların giderek sıkılaşması, Türkiye üzerinden yapılan transit ticaret ve finansal transferlerde riskleri artırıyor. MASAK'ın denetim alanının genişlemesi, bankaların ve döviz bürolarının işlemlerinde daha titiz davranmasını gerektirecek. Önümüzdeki günlerde finansal kuruluşların bu tebliğe uyum için iç prosedürlerini güncellemesi bekleniyor.
Uluslararası Yaptırımlar ve Türkiye'nin Konumu
Türkiye, geçmişte de BM yaptırım kararlarını uygulamakla birlikte, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına mesafeli durmuştu. Özellikle 2018'de ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koymasının ardından Türkiye, İran ile ticaretin sürdürülmesi için çeşitli mekanizmalar arayışına girmişti. Ancak uluslararası bankacılık sistemindeki kısıtlamalar ve ABD'nin ikincil yaptırım tehdidi, bu çabaları sınırlandırmıştı.
Yeni tebliğ, Türkiye'nin BM çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirirken, aynı zamanda uluslararası finansal sistemden dışlanmama çabasının bir yansıması olarak okunabilir. MASAK'ın denetim yetkisinin artırılması, Türkiye'nin kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele konusundaki kararlılığını da gösteriyor. Bu adım, Financial Action Task Force (FATF) gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde Türkiye'nin notunu olumlu etkileyebilir.
Önümüzdeki dönemde ABD-İran geriliminin seyrine bağlı olarak Türkiye'nin pozisyonunun nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Ancak şu an için atılan adım, Türkiye'nin uluslararası hukuka bağlı kalmayı öncelediğini ve yaptırım rejimlerine uyum konusunda hassasiyetini sürdürdüğünü gösteriyor. İran ile ticari ilişkileri olan işletmelerin, MASAK denetimine tabi işlemlerde dikkatli olması ve gerekli bildirimleri zamanında yapması, olası yaptırım risklerini azaltacaktır.