ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki iddia edilen ihlalleri gerekçe göstererek İran'a yönelik 11 gün önce yeniden başlattığı askeri saldırılar devam ediyor. İsrail'in başlattığı ve son günlerde ABD ile İran arasında süren çatışmalar, bölgedeki tansiyonu tehlikeli bir noktaya taşıdı. Pentagon, operasyonun amacının İran'ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamak ve deniz ticaret yollarının güvenliğini sağlamak olduğunu açıkladı.
Saldırıların perde arkası
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, İran'a ait sürat teknelerinin Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere tacizde bulunduğu ve bu durumun uluslararası deniz hukukunu ihlal ettiği belirtildi. Açıklamada, 'ABD ve müttefikleri, deniz güvenliğini tehdit eden bu eylemlere karşılık verme hakkını saklı tutar' ifadeleri kullanıldı. İran ise suçlamaları reddederek, ABD'nin kendi karasularında provokasyon yaptığını savundu.
İsrail faktörü
Uzmanlar, ABD'nin harekâtında İsrail'in önemli bir rol oynadığını belirtiyor. İsrail'in son haftalarda Suriye'de İran hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenlemesi, ABD ile koordineli bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Times of Israel gazetesine konuşan askeri analist Michael Horowitz, 'İsrail ve ABD arasındaki istihbarat paylaşımı, İran'ın askeri kabiliyetlerine karşı ortak bir cephe oluşturulmasını sağlıyor' dedi.
Bölgesel tepkiler
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin eylemlerine sessiz kalırken, Rusya ve Çin, tarafları itidal çağrısında bulundu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 'Bölgede askeri çözüm arayışları felakete yol açabilir' uyarısında bulundu. Bu arada İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
Ekonomik yansımalar
Petrol fiyatları, artan jeopolitik risklerle birlikte yükselişe geçti. Brent petrolün varil fiyatı 92 doların üzerine çıkarak son iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel piyasalarda belirsizlik, yatırımcıları altın gibi güvenli limanlara yöneltiyor. Uluslararası Enerji Ajansı, olası bir arz kesintisine karşı ülkeleri acil durum planlarını devreye sokmaya çağırdı.
Ortadoğu'daki bu yeni gerilim, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirirken, uluslararası toplumun soğukkanlılığını koruması hayati önem taşıyor. Diplomasiye alan açılması, çatışmanın daha geniş bir savaşa dönüşmesini önleyebilir. Ancak tarafların şu ana kadar sergilediği tutum, uzlaşmaktan çok güç gösterisine dayanıyor.