ABD ile İran arasında son günlerde Hürmüz Boğazı'nda yaşanan karşılıklı saldırıların ardından, İsviçre'de yapılması planlanan nükleer müzakerelerin askıya alındığı iddia edildi. Diplomatik kaynaklara dayandırılan haberlere göre, taraflar artan gerilim nedeniyle görüşmeleri erteleme kararı aldı. Henüz resmi bir açıklama yapılmazken, gelişme bölgede yeni bir kriz dalgasına yol açabilir.
Hürmüz Boğazı'nda tansiyon yükseliyor
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı, son haftalarda ABD ve İran arasında sıcak çatışmalara sahne oldu. ABD Donanması'na ait bir savaş gemisine İran Devrim Muhafızları'na bağlı hücumbotların taciz ateşi açtığı, ABD'nin de karşılık olarak İran'a ait bir insansız hava aracını düşürdüğü bildirildi. Bu olaylar, zaten gergin olan ilişkileri iyice germişti.
ABD yönetimi, İran'ı uluslararası sularda tehlikeli davranışlarla suçlarken, Tahran yönetimi ise ABD'nin bölgedeki askeri varlığını 'provokasyon' olarak nitelendiriyor. Uzmanlar, tarafların çatışmaya sürüklenme riskinin arttığı uyarısında bulunuyor.
Müzakere süreci askıya mı alındı?
İsviçre'nin ev sahipliğinde yürütülen dolaylı müzakereler, ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yeniden başlamıştı. Ancak son gelişmeler, sürecin sekteye uğrayabileceğini gösteriyor. İddiaya göre, İran tarafı baskı altında müzakere yapamayacaklarını belirterek görüşmeleri durdurdu. ABD'den ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Diplomatik çevreler, tarafların bir an önce diyaloğa dönmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde bölgede kontrolden çıkabilecek bir çatışma riski bulunuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Petrol fiyatları son bir haftada yüzde 5'in üzerinde yükseldi. Körfez ülkeleri taraflara itidal çağrısı yaparken, BM ve AB de arabuluculuk teklifinde bulundu. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil.
Uzmanlara göre, ABD ile İran arasındaki bu gerilim, uzun vadede Ortadoğu'nun istikrarını tehdit ediyor. İki ülkenin de savaş niyeti olmadığı ancak yanlış hesaplamaların felakete yol açabileceği belirtiliyor.
Gelişmeler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasına ve İran'ın da uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasına neden oldu. Bu kısır döngü, diplomasinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.