ABD ile İran arasında son günlerde Hürmüz Boğazı'nda yaşanan karşılıklı saldırılar, İsviçre'de yapılması planlanan barış görüşmelerinin durdurulmasına yol açtı. Diplomatik kaynaklara dayandırılan iddiaya göre, taraflar arasında bir süredir devam eden dolaylı görüşmeler, askeri gerilimin tırmanması nedeniyle askıya alındı. Görüşmelerin ne zaman yeniden başlayacağına dair henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki gerginlik uluslararası toplumun endişelerini artırdı.
İddianın perde arkası
İddiayı ortaya atan kaynaklara göre, ABD ve İran heyetleri İsviçre'nin tarafsız topraklarında bir dizi görüşme gerçekleştirmek üzere anlaşmıştı. Ancak Hürmüz Boğazı'nda son 10 günde meydana gelen iki ayrı saldırı olayı, taraflar arasındaki güveni zedeledi. İlk saldırıda İran'a ait bir petrol tankerine ABD donanması tarafından müdahale edildiği öne sürülürken, ikinci olayda ise ABD'ye ait bir ticari geminin İran devrim muhafızları tarafından durdurulduğu bildirildi. Bu gelişmeler üzerine İran yönetimi, ABD'nin samimiyetini sorgulayarak görüşmeleri durdurma kararı aldı. ABD tarafından henüz resmi bir yalanlama ya da doğrulama gelmedi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. ABD ile İran arasındaki gerilim, boğazın güvenliğini tehdit ederken, petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu. Uzmanlar, görüşmelerin durması halinde bölgedeki tansiyonun daha da yükselebileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, tarafları itidale davet ederken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri endişelerini dile getirdi. İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin de bu süreçten etkilenebileceği belirtiliyor.
Geçmişten günümüze ABD-İran ilişkileri
ABD ve İran arasındaki gerginlik, 1979 İran İslam Devrimi'ne kadar uzanıyor. 2015’te imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA) 2018’de ABD’nin tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkmış, iki ülke arasında diplomatik kanallar neredeyse tamamen kapanmıştı. Son dönemde Umman ve İsviçre aracılığıyla yeniden başlayan dolaylı görüşmeler, bazı analistler tarafından “umut ışığı” olarak değerlendiriliyordu. Ancak Hürmüz’deki son saldırılar, bu umutları gölgeledi. Karşılıklı suçlamaların sürdüğü bir ortamda, tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi için uluslararası baskının artması bekleniyor.
Bağımsız değerlendirmelere göre, ABD-İran görüşmelerinin durdurulması, bölgedeki istikrarı daha da kırılgan hale getirebilir. Özellikle Yemen'deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmalarda İran'ın dolaylı rolü, bu gerilimin yayılmasına neden olabilir. Diplomatik çözüm arayışlarının sürmesi, her iki ülke için de stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.