Washington'da süren kritik müzakerelerin çıkmaza girmesinin ardından ABD yönetiminin İran heyetinden ülkeyi terk etmesini talep ettiği iddia edildi. Üst düzey diplomatik kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, görüşmelerde taraflar arasında yaptırımların kaldırılması ve nükleer programın sınırlandırılması konusunda mutabakat sağlanamadı. ABD'nin bu hamlesi, iki ülke arasında aylardır yürütülen dolaylı görüşmelerin tamamen kopma noktasına geldiğini gösteriyor.
Müzakerelerde Son Durum: Karşılıklı Suçlamalar
Görüşmelere yakın kaynaklar, ABD tarafının İran heyetine ülkeyi terk etme talimatını, Tahran'ın nükleer programında uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkarması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğini askıya alması sonrasında verdiğini belirtiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, konuya ilişkin soruya "Müzakerelerde ilerleme kaydedilmediği açık. İran'ın provokatif adımları devam ederse ek yaptırımlar gündeme gelecek" yanıtını verdi. İran heyeti sözcüsü ise "ABD'nin talebi diplomatik teamüllere aykırıdır. Müzakerelerden çekilmeyeceğiz" açıklamasında bulundu.
Uzmanlar, bu gelişmeyi 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) sonrası en ciddi kriz olarak değerlendiriyor. 2018'de ABD'nin tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulamaya başlamasıyla başlayan süreç, İran'ın da taahhütlerini kademeli olarak askıya almasıyla tırmanmıştı. Viyana'da 2021'den bu yana sürdürülen dolaylı görüşmelerden sonuç alınamamıştı. Şimdi ise Washington'daki temaslarda benzer bir akıbet yaşanıyor.
Ekonomik Yansımalar: Petrol Fiyatları ve Piyasalar
Haberin duyulmasıyla birlikte global piyasalarda dalgalanma yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3'ün üzerinde artışla 92 dolara yükseldi. Altın ons fiyatı ise güvenli liman talebiyle 2.350 dolar seviyesini aştı. Analistler, İran'a yönelik ek yaptırımların enerji arzını daraltabileceği ve enflasyon baskılarını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği'nin de görüşmelerin seyrine göre yeni yaptırım paketleri hazırladığı kulislerde konuşuluyor. Türkiye gibi İran ile ticari ilişkileri olan ülkelerin ise enerji ithalatı ve sınır ticareti açısından riskleri yakından izlediği belirtiliyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre İran ekonomisi, yaptırımlar nedeniyle son beş yılda ortalama yüzde 1,5 daraldı. Enflasyon ise yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor. İran riyali, son bir yılda dolar karşısında yüzde 60 değer kaybetti. Yeni bir yaptırım dalgası, Tahran'ın zaten kırılgan olan ekonomisini daha da zorlayabilir. Öte yandan ABD'nin hamlesi, Çin ve Rusya'nın İran ile enerji ve savunma işbirliğini derinleştirmesine zemin hazırlayabilir.
Diplomatik İzolasyon ve Bölgesel Gerilim
İran'ın ülkeyi terk etme talebine verdiği yanıt, bölgesel aktörler tarafından da yakından takip ediliyor. Körfez ülkeleri, olası bir askeri çatışmanın enerji nakil hatlarını ve deniz ticaretini olumsuz etkileyeceğinden endişeli. İsrail ise İran'ın nükleer programının askeri boyut kazanmasına izin verilmeyeceğini yineliyor. ABD'nin bölgeye ek askeri güç konuşlandırdığına dair haberler, tansiyonun daha da artabileceği yönünde sinyaller veriyor.
Diplomatik kaynaklar, doğrudan temasların kesilmesinin ardından Umman veya Katar'ın arabuluculuk yapabileceğini belirtiyor. Ancak şu aşamada tarafların geri adım atmaya pek niyetli olmadığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanlığı, "ABD'nin talebi kabul edilemez. Müzakereler ancak karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülür" açıklamasını yaptı. Beyaz Saray'dan ise henüz resmi bir yalanlama veya doğrulama gelmedi.
Bu gelişme, İran nükleer anlaşmasının canlandırılması umutlarını bir kez daha erteletirken, Orta Doğu'da yeni bir gerilim dalgasının habercisi olabilir. ABD'nin İran heyetini ülkeden çıkarma talimatı, diplomatik kanalların tamamen kapanmadığını ancak güvenin ciddi şekilde sarsıldığını gösteriyor. Taraflar arasındaki bu restleşme, küresel enerji piyasaları ve bölgesel istikrar açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.