ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İranlı havayolu şirketlerine hizmet vermeyi sürdüren havalimanları ve şirketlerin dolar sisteminden çıkarılabileceğini belirterek, küresel çapta bir yaptırım tehdidinde bulundu. Bessent, "Çarşambadan itibaren tüm uçuşlar duracak" diyerek İran havacılık sektörüne yönelik baskının artacağını duyurdu. Açıklama, Tahran yönetiminin bölgesel faaliyetlerine karşı Washington'ın yeni bir cephe açtığını gösteriyor. Beyaz Saray'dan henüz konuya ilişkin resmi bir yazılı açıklama gelmedi.
Yaptırımın Kapsamı ve Muhtemel Etkileri
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'ın açıklamaları, İran'a yönelik yaptırımların havacılık sektörü üzerinden genişletileceğini ortaya koyuyor. Bessent, İranlı havayolu şirketlerine yakıt ikmali, bakım-onarım, yer hizmetleri ve biletleme gibi hizmetler sunan uluslararası havalimanları ile şirketlerin, ABD doları cinsinden işlem yapma imkânından mahrum bırakılabileceğini ifade etti. Bu tür bir yaptırım, söz konusu kuruluşların küresel finans sistemine erişimini fiilen kısıtlayarak, İran uçuşlarını sürdürmeyi ekonomik açıdan sürdürülemez hale getirmeyi amaçlıyor.
Dolar sisteminden çıkarılma tehdidi, özellikle Avrupa, Asya ve Orta Doğu'daki havalimanları için ciddi bir risk oluşturuyor. Uluslararası havacılık standartlarına göre, İran'a hizmet veren şirketlerin aynı zamanda ABD merkezli finans kuruluşlarıyla çalışması durumunda, bu şirketlerin dolar bazlı işlemleri engellenebilir. Böyle bir durumda havayolları, sigorta, kiralama ve yakıt temini gibi kritik alanlarda alternatif finansman yolları aramak zorunda kalabilir.
Bessent'ın "Çarşambadan itibaren tüm uçuşlar duracak" sözü, yaptırımın yürürlüğe gireceği tarihe işaret ediyor. Ancak hangi ülkelerdeki hangi havalimanlarının kapsama gireceği henüz netleşmedi. ABD Hazine Bakanlığı'nın önümüzdeki günlerde bir yaptırım listesi yayımlaması bekleniyor. Uzmanlar, listeye giren kuruluşların İran uçuşlarını derhal durdurması gerektiğini, aksi halde ikincil yaptırımlarla karşılaşabileceğini belirtiyor.
İran Havacılık Sektörü Zaten Kırılgan
İran havacılık sektörü, yıllardır süren yaptırımlar nedeniyle uçak filosunu yenileyemiyor ve yedek parça temininde zorluk yaşıyor. ABD'nin 2018'de Nükleer Anlaşma'dan çekilmesinin ardından İran'a yönelik yaptırımlar yeniden uygulanmaya başlamış, İran Air ve diğer havayolları büyük ölçüde zarar görmüştü. Şimdi ise Bessent'ın açıklamaları, kalan uluslararası bağlantıların da kopma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
İran, uzun süredir uçak satın almakta ve leasing yapmakta güçlük çekiyor. Ülkenin havacılık otoritesi, mevcut uçakların ortalama yaşının 25'in üzerinde olduğunu ve teknik arızalardan kaynaklanan uçuş iptallerinin arttığını kabul ediyor. Yeni yaptırım tehdidi, İran'ın uluslararası hava sahasındaki varlığını daha da daraltabilir.
Öte yandan, ABD'nin bu adımı, İran'ın bölgesel müttefikleri ve ticari ortakları üzerinde de baskı oluşturacak. Çin, Rusya ve bazı Körfez ülkeleri, İran uçuşlarına hizmet vermeye devam ederse, ABD'nin finansal yaptırımlarıyla karşılaşabilir. Bu durum, küresel havacılık ve finans piyasalarında yeni bir gerilim hattı yaratabilir.
Diplomatik ve Ekonomik Arka Plan
ABD yönetimi, İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasını yeniden canlandırma sinyali veriyor. Bessent'ın açıklaması, sadece havacılıkla sınırlı değil; İran'ın petrol ihracatı, bankacılık ve savunma sanayii gibi alanlarda da yeni yaptırımların gelebileceğine işaret ediyor. Washington, Tahran'ın nükleer programını ve bölgesel milis gruplara verdiği desteği gerekçe göstererek bu adımları savunuyor.
İran tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak geçmişte benzer yaptırımlara karşı Tahran, "yasadışı ve tek taraflı" suçlamalarıyla karşılık veriyor ve yaptırımlara rağmen ticari ilişkilerini sürdüreceğini açıklıyordu. Uzmanlara göre, bu yeni tehdit İran'ın havacılık sektörünü daha da izole edebilir ve halk üzerindeki ekonomik baskıyı artırabilir.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) kurallarına göre, ülkeler arası uçuşların sürdürülebilmesi için karşılıklı anlaşmalar ve finansal güvence gerekir. ABD'nin bu hamlesi, dolaylı olarak ICAO düzenlemelerini de zorlayabilir. Yaptırımın uygulanması halinde, İran'a uçuş düzenleyen havayolları, rotalarını değiştirmek veya tamamen iptal etmek zorunda kalabilir.
Bölgesel dengeler açısından bakıldığında, ABD'nin İran havayollarına yönelik küresel yaptırım tehdidi, sadece ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Körfez ülkeleri, İran ile ticari ilişkilerini sürdürürken ABD'nin tepkisini çekmemek için denge politikası izliyor. Ancak dolar sisteminden çıkarılma riski, bu ülkelerin finans kurumları üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir.
Sonuç olarak, Scott Bessent'ın açıklamaları, İran'a yönelik yaptırımların havacılık ayağını sertleştireceğini gösteriyor. Çarşamba günü yürürlüğe girmesi beklenen düzenlemenin ayrıntıları netleştikçe, hangi havalimanlarının ve şirketlerin etkileneceği daha iyi anlaşılacak. Bu gelişme, İran'ın uluslararası izolasyonunu derinleştirirken, küresel havacılık ve finans piyasalarında yeni bir belirsizlik dalgası yaratabilir.