ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırım listesindeki İran hava yolu şirketlerine iniş, yakıt ikmali veya biletleme hizmeti sağlayan ülkelerin küresel dolar sisteminden çıkarılabileceğini açıkladı. Açıklama, Washington'ın Tahran'a yönelik ekonomik baskıyı havacılık sektörü üzerinden daha da sıkılaştırma niyetini gösteriyor.
Yaptırım tehdidinin kapsamı
Bessent'in sözleri, ABD'nin yaptırım uyguladığı İran İslam Cumhuriyeti Havayolları (Homa) ve diğer İranlı hava yolu şirketlerine hizmet veren uluslararası aktörlere yönelik. Dolar sisteminden men edilme, söz konusu ülkelerin bankalarının ve şirketlerinin uluslararası finansal işlemlerde dolar kullanamaması anlamına geliyor. Bu da küresel ticaret ve yatırım faaliyetlerinde ciddi kesintilere yol açabilir.
ABD yönetimi, İran'a yönelik azami baskı politikası çerçevesinde havacılık sektörünü kritik bir hedef olarak belirlemiş durumda. İran hava yolları, uzun süredir ABD yaptırımları altında ve uçak filosunu yenilemekte zorlanıyor. Ancak bazı ülkelerin bu şirketlere yakıt, bakım veya biletleme gibi hizmetler sunmaya devam ettiği belirtiliyor.
Dolar sisteminden men ne anlama geliyor?
Dolar sisteminden men edilme, bir ülkenin veya kurumun uluslararası bankacılık işlemlerinde ABD dolarını kullanamaması anlamına gelir. Bu durum, ihracat ve ithalat ödemelerini, dış borçlanmayı ve yatırım akışlarını ciddi şekilde kısıtlar. ABD, daha önce benzer yaptırımları İran, Kuzey Kore ve Rusya gibi ülkelere karşı uygulamıştı.
Uzmanlara göre, bu tehdit özellikle İran ile ticari ilişkileri olan Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin ve Rusya gibi ülkeleri doğrudan etkileyebilir. Ancak bu ülkelerin çoğu, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı olduklarını ve uluslararası hukuka aykırı bulduklarını defalarca dile getirdi.
İran'ın havacılık sektörü ve yaptırımların etkisi
İran hava yolları, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya. Özellikle 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yaptırımlar yeniden sıkılaştırıldı. İran, uçak satın almakta ve mevcut filosunu modernize etmekte büyük zorluk yaşıyor. Birçok İran uçağı, yedek parça eksikliği nedeniyle bakım sorunları yaşıyor ve uçuş güvenliği endişeleri artıyor.
Buna rağmen İran, bölgesel uçuş ağını genişletmeye çalışıyor. Tahran, Irak, Suriye, Lübnan ve Venezuela gibi ülkelere seferler düzenliyor. Bu seferler, ABD'nin yaptırım rejimini delmek için kullanılan kanallar olarak görülüyor. Washington, bu tür uçuşlara aracılık eden şirketleri de hedef alıyor.
Uluslararası tepkiler ve olası sonuçlar
ABD'nin tehdidi, müttefikleri arasında da rahatsızlık yaratabilir. Avrupa ülkeleri, İran ile ticaret yapmak isteyen şirketlerini korumak için INSTEX adlı bir takas mekanizması kurmuştu ancak bu sistem etkin biçimde çalışmadı. Çin ve Rusya ise ABD'nin yaptırımlarına uymayacaklarını açıklamıştı.
Bessent'in açıklaması, ABD'nin yaptırımları uygulamakta kararlı olduğunu gösteriyor. Ancak bu tür bir adım, küresel finansal sistemde doların hakimiyetini sorgulatan tartışmaları da beraberinde getirebilir. Bazı ülkeler, alternatif ödeme sistemleri ve yerel para birimleriyle ticaret yapma arayışını hızlandırabilir.
Sonuç olarak, ABD'nin İran hava yollarına hizmet veren ülkelere yönelik yaptırım tehdidi, Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı amaçlıyor. Ancak bu politikaların istenmeyen sonuçları olabilir ve uluslararası toplumda yeni gerilimlere yol açabilir.