ABD ordusu, İran'a yönelik hava saldırıları düzenledi. Washington yönetimi, saldırıların gerekçesi olarak Hürmüz Boğazı'nda bir yük gemisine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısını gösterdi. Pentagon'dan yapılan açıklamada, operasyonun 'mürettebatı ve gemiyi korumak' amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Saldırının Ayrıntıları
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), operasyon kapsamında İran'ın güneyindeki askeri tesislerin vurulduğunu duyurdu. Açıklamaya göre saldırılarda, İran Devrim Muhafızları'na bağlı bir drone üssü ve mühimmat deposu hedef alındı. CENTCOM Sözcüsü, 'Bu saldırılar, uluslararası sularda seyir güvenliğine yönelik tehditlere karşı caydırıcılık sağlamak için gerekliydi' ifadelerini kullandı.
Olayın fitilini ateşleyen gelişme, Pazar günü Hürmüz Boğazı'nda Panama bandıralı bir yük gemisine İHA ile saldırı düzenlenmesiydi. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, gemide hafif hasar oluştuğu bildirildi. ABD'li yetkililer, saldırının İran yapımı Şahid-136 tipi kamikaze dronelarla gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Tahran'dan Sert Tepki
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD saldırısını sert bir dille kınadı. Bakanlık Sözcüsü Nasır Kenani, 'Bu saldırılar, bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmektedir. İran, meşru müdafaa hakkını saklı tutar' dedi. İran devlet televizyonu, ABD saldırılarında dört askerin hayatını kaybettiğini, sekiz kişinin yaralandığını duyurdu. Ancak bu bilgi bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.
Bölgesel Tepkiler
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, taraflara itidal çağrısı yaparken; Irak hükümeti, 'bölgenin uçuruma sürüklenmemesi' için acil toplantı talep etti. Rusya ise ABD'yi 'uluslararası hukuku ihlal etmekle' suçladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuyu görüşmek üzere toplanması bekleniyor.
Arka Plan: Hürmüz Boğazı ve Artan Gerilim
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Son aylarda bölgede İran ile ABD arasında yaşanan gerilim, özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasıyla tırmanmıştı. Nükleer anlaşma müzakerelerinin çıkmaza girmesi, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor.
Analistlere göre, bu son saldırı ABD'nin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının bir parçası olarak görülse de, doğrudan askeri çatışma riskini artırıyor. Enerji piyasalarında ise petrol fiyatları yüzde 3'ün üzerinde yükseldi. Uzmanlar, bölgedeki istikrarsızlığın küresel ekonomiye etkisinin sınırlı kalması için diyalog çağrısı yapıyor.
Bu gelişmeler, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Orta Doğu politikasında bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Seçim öncesi iç kamuoyunda 'savaş yorgunu' bir atmosfer varken, bu tür bir askeri müdahale Biden'ın elini zayıflatabilir. Öte yandan İran, nükleer programa ara vermeyeceğini sinyal veriyor. Bölgede tansiyonun daha da yükselmesi halinde, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması gibi senaryolar masaya gelebilir.