ABD, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari bir gemiye ateş açan İran'a karşı bu hafta üçüncü saldırı turunu başlattığını duyurdu. Pentagon yetkilileri, operasyonun İran'ın denizcilik güvenliğine yönelik tehditlerini bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Saldırıların, İran Devrim Muhafızları'na ait hızlı botlar ve kıyı bataryalarını hedef aldığı bildirildi.
Körfez ülkeleri de hedefte
Kuveyt, Bahreyn, Ürdün, Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın füze ve kamikaze İHA'larla topraklarına saldırı düzenlediğini duyurdu. BAE Savunma Bakanlığı, üç adet İran yapımı Shahed-136 tipi dronun Abu Dabi yakınlarında düşürüldüğünü açıkladı. Kuveyt ise başkent Kuveyt'in güneyindeki bir askeri üsse iki füze isabet ettiğini, can kaybı olmadığını bildirdi.
Ekonomik etkiler
Gerginlik, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açtı. Brent petrol fiyatları, ABD saldırılarının ardından varil başına 92 dolara yükseldi. Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker sigorta primleri %30 oranında arttı. Uluslararası Para Fonu (IMF), bölgedeki tırmanışın küresel enflasyon üzerinde ek baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Diplomatik hamleler
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantıya çağrıldı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İran'ın saldırganlığının durdurulması için uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. İran ise BM büyükelçisi aracılığıyla, saldırıların 'meşru müdafaa' hakkı kapsamında olduğunu savundu. Suudi Arabistan ve Mısır, taraflar arasında arabuluculuk teklifinde bulundu.
Tarihsel arka plan
ABD ve İran arasında son dönemde nükleer müzakerelerin durmasıyla tırmanan gerginlik, bu yıl içinde birkaç kez sıcak çatışmaya dönüştü. Mart ayında ABD'nin Suriye'deki İran hedeflerine yönelik saldırısına misilleme olarak İran, Basra Körfezi'nde iki tankere el koymuştu. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği kritik bir su yolu olarak jeopolitik önemini koruyor.
Bölgedeki gelişmeler, yalnızca askeri değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirleri ve enerji güvenliği açısından da risk oluşturuyor. Uluslararası Enerji Ajansı, üye ülkelerin acil durum stoklarını kullanmaya hazır olduğunu açıklasa da, uzun süreli bir çatışmanın petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkarabileceği tahmin ediliyor. Diplomatik çözüm arayışları sürerken, sahadaki fiili durum tırmanışın yönünü belirleyecek gibi görünüyor.