CHP Genel Merkezi'nde gerilim tırmanıyor. Parti içi muhalefetin önde gelen isimlerinden Özgür Özel ve beraberindeki bir grup, geçtiğimiz haftalarda CHP'den ayrılarak YENİ Parti'yi kurmuştu. Ancak CHP Genel Başkanlığı'na "atanan" Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın kurmaylar, şimdi çarpıcı bir iddia ortaya attı: Özel ve ekibinin, partiye ait milyonlarca üye verisini beraberinde götürdüğü öne sürülüyor.
Üye verilerinin taşındığı iddiası
Kılıçdaroğlu’nun danışmanları, Özgür Özel’in genel merkezdeki görevini bırakırken, üye kayıt sisteminin bir kopyasını USB belleklerle dışarı çıkardığını ve bu verileri yeni kurdukları partinin altyapısına aktardığını savundu. Kurmaylar, bu durumun partinin dijital güvenliğini ihlal ettiğini ve seçim çalışmalarını olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Konuyla ilgili hukuki sürecin başlatılacağı bilgisi kulislerde konuşulurken, CHP yönetiminin konuyu Yargıtay’a taşıyabileceği belirtiliyor.
Belediye başkanlarından istifa baskısı
İddiaların bir diğer ayağı ise belediyeler üzerinden yürütülen siyasi baskıya işaret ediyor. Kılıçdaroğlu’na yakın kurmaylar, bazı CHP’li belediye başkanlarının, özellikle Batı Anadolu’daki ilçelerde, parti üyelerini toplu halde istifa etmeye ve YENİ Parti’ye katılmaya zorladığını öne sürdü. Kurmaylar, söz konusu belediye başkanlarının adlarını açıklamazken, bu kişilerin Özgür Özel’in talimatıyla hareket ettiğini iddia etti. Ayrıca, üye verilerinin kullanılarak muhalif üyelere baskı kurulduğu ve bu üyelerin partiden ayrılması için psikolojik baskı oluşturulduğu ileri sürüldü.
Öte yandan, YENİ Parti cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak partinin kurucularından bazı isimler, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, iddiaları "asılsız" olarak nitelendirip, "CHP’deki köhne düzenin bir yansıması" ifadesini kullandı. Özgür Özel’in ise önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı düzenleyerek konuya açıklık getirmesi bekleniyor.
Parti içi muhalefetin yükselişi
Bu gelişmeler, CHP’de uzun süredir devam eden parti içi muhalefetin ne denli derinleştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özgür Özel ve ekibi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun otoriter yönetim anlayışını eleştirerek, parti içi demokrasiyi güçlendirmek ve yenilikçi politikalar benimsemek amacıyla yola çıktıklarını açıklamıştı. Ancak ayrılık, beraberinde üye verileri ve belediye başkanları üzerindeki nüfuz mücadelesini de getirmiş görünüyor. CHP’nin tarihsel birikimi ve köklü teşkilat yapısı, bu tür ayrılıkların partiye verdiği hasarı ilerleyen dönemde daha net ortaya koyacak.
Veri güvenliği ve siyasi etik tartışması
Ortaya atılan bu iddia, sadece CHP’yi değil, genel olarak siyasi partilerin üye verilerinin güvenliği konusunu da gündeme getirdi. Türkiye’de kişisel verilerin korunması yasası kapsamında, partilerin üye bilgilerini koruma yükümlülüğü bulunuyor. Uzmanlar, bir partiye ait verilerin başka bir partiye aktarılmasının hem hukuki hem de etik açıdan sorunlu olduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, CHP’nin konuyu yargıya taşıması halinde, Türkiye’de benzeri görülmemiş bir veri güvenliği davası açılmış olacak.
Siyaset bilimciler ise yaşanan bu gelişmelerin, Türkiye’de partilerin iç işleyişindeki demokratik eksikliklerin bir sonucu olduğunu savunuyor. Parti liderlerinin tabanla doğrudan ilişki kuramaması, üyelerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanması gibi yapısal sorunlar, bu tür kopuşları tetikleyen temel etkenler olarak sıralanıyor. Özgür Özel’in kurduğu YENİ Parti’nin, katılımcı bir yapı vaat etmesi ise henüz belirsizliğini koruyor.
Sonuç olarak, CHP’nin açıkladığı bu iddialar, Türk siyasetinde yeni bir tartışma başlatmış durumda. Verilerin gerçekten alınıp alınmadığı, belediye başkanlarının baskı uygulayıp uygulamadığı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Ancak şimdiden, iki parti arasındaki gerilimin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda hukuki bir boyut kazandığı söylenebilir. Türkiye’nin yaklaşan yerel seçimleri öncesi yaşanan bu gelişmeler, seçmenin kararını etkileyebilecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.