ABD ile İran arasında yıllardır süren gerilim, olası bir anlaşma ile sona ermeye yaklaşırken Tel Aviv yönetiminde endişe hakim. İsrailli siyasetçiler, uzlaşının Tahran'ın bölgesel nüfuzunu artıracağı görüşünde. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümet, anlaşmanın İran'ın nükleer programını durdurmada yetersiz kalacağını ve ekonomik yaptırımların hafiflemesiyle Tahran'ın elinin güçleneceğini savunuyor.
Anlaşma müzakerelerinde son durum
Viyana'da süren müzakerelerde tarafların önemli ilerleme kaydettiği belirtiliyor. ABD'nin İran'a yönelik bazı yaptırımları kaldırmaya hazır olduğu, karşılığında İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırması bekleniyor. Ancak İsrail, anlaşmanın İran'ın balistik füze programını ve bölgedeki vekil güçlerini kapsamamasından rahatsız. Netanyahu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 'İran'la varılacak her anlaşma, onların nükleer silah elde etmesine izin vermemeli' ifadelerini kullandı.
İsrail'in endişeleri ve askeri hazırlıklar
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, anlaşma olasılığına karşı ordunun hazırlıklarını artırdıklarını duyurdu. Gantz, 'İran'ın askeri kapasitesini yakından izliyoruz. Gerekirse tek başımıza hareket edebilecek güce sahibiz' dedi. Uzmanlar, İsrail'in olası bir anlaşma sonrası İran'ın finansal kaynaklarının artmasıyla birlikte Hizbullah ve Hamas gibi gruplara desteğinin güçleneceğinden endişe ettiğini belirtiyor. Ayrıca, İran'ın nükleer tesislerine yönelik siber saldırılar ve sabotaj eylemlerinin arttığı gözlemleniyor.
Tahran yönetimi ise anlaşma konusunda iyimser. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, 'Müzakere masasında ciddi adımlar attık. ABD'nin de aynı ciddiyeti göstermesi halinde anlaşmaya varabiliriz' şeklinde konuştu. İran, nükleer programının barışçıl olduğunu ve anlaşma sonrası uluslararası denetimlere izin vereceğini taahhüt ediyor.
Bölgesel dengeler ve uluslararası tepkiler
Anlaşma ihtimali sadece İsrail'i değil, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerini de tedirgin ediyor. Suudi yetkililer, İran'ın bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı uyarıda bulunuyor. Öte yandan Avrupa Birliği ve Rusya, anlaşmayı destekliyor. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Diplomasi her zaman en iyi yoldur. Anlaşma tarafların güvenliğini artıracaktır' dedi.
Uzman görüşü: Anlaşma İran'ı güçlendirir mi?
Washington merkezli düşünce kuruluşu Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nden analist John Smith, 'Anlaşma İran'ın ekonomisini rahatlatacak, ancak nükleer programını tamamen durdurmayacak. İsrail'in endişeleri anlaşılabilir, ancak mevcut yaptırımların sürmesi de bölgesel istikrarı tehdit ediyor' değerlendirmesinde bulundu. Smith, anlaşmanın İran'ın bölgesel nüfuzunu sınırlayacak mekanizmalar içermesi gerektiğini vurguladı.
Önümüzdeki haftalarda müzakerelerde kritik bir eşiğe gelinmesi bekleniyor. Tarafların anlaşmaya varması halinde, yeni dönemde Ortadoğu'da dengelerin yeniden şekilleneceği öngörülüyor. İsrail'in bu süreçte nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu.