ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik başlattıkları saldırı dalgalarının 12'ncisini başarıyla tamamladıklarını açıkladı. CENTCOM tarafından yapılan yazılı açıklamada, operasyonların İran'ın bölgedeki milis gruplara verdiği desteği engellemek ve ABD askeri personeline yönelik tehditleri bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Bu son dalgayla birlikte toplam saldırı sayısının 12'ye ulaştığı ifade edildi.
Operasyonun Kapsamı ve Hedefleri
ABD'nin son saldırı dalgası, İran destekli grupların Suriye ve Irak'taki mevzilerini hedef aldı. CENTCOM yetkilileri, operasyonlarda hassas güdümlü mühimmatlar kullanıldığını ve sivil kayıpların önlenmesi için azami gayret gösterildiğini vurguladı. Saldırılarda, İran Devrim Muhafızları'na bağlı unsurların kullandığı lojistik merkezler, mühimmat depoları ve komuta kontrol noktalarının imha edildiği bildirildi. ABD, bu operasyonlarla bölgedeki askeri varlığını korumayı ve Ortadoğu'da istikrarı sağlamayı hedeflediğini açıkladı.
Bölgesel Yansımalar ve Tepkiler
İran yönetimi, ABD'nin saldırılarına sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "ABD'nin saldırganlığı bölgede yeni bir gerilim dalgasına yol açacak" denilirken, İran'ın meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğu belirtildi. Bölge ülkeleri ise endişelerini dile getirerek taraflara itidal çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, çatışmaların yayılmasının önlenmesi için diplomatik girişimlerin artırılması gerektiğini vurguladı.
Ekonomik açıdan bakıldığında, bu gelişmeler küresel enerji piyasalarını etkileyebilir. Petrol fiyatları, Orta Doğu'daki gerginlikle birlikte yükseliş eğilimi gösterebilir. Özellikle İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesi, bölgedeki petrol sevkiyatını tehdit eden bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri de olumsuz etkileyebilir.
ABD'nin bu son saldırı dalgası, Trump yönetimi döneminde başlayan ve Biden döneminde de devam eden "maksimum baskı" politikasının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Uzmanlar, tırmanma riski taşıyan bu adımların, nükleer müzakereleri de olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. İki ülke arasındaki dolaylı çatışma, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirirken, Türkiye'nin de güvenlik çıkarları açısından durumu yakından takip etmesi gerekiyor.