ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Vance, Tahran yönetiminin sözlerine değil, sahada gerçekleştirdiği eylemlere göre değerlendirileceğini belirterek, İran'a yönelik sıkı denetim mesajı verdi. ABD'nin bir önceki dönem başkanı Joe Biden yönetiminin izlediği politikadan farklı bir çizgi çizen Vance, yeni yönetimin İran konusunda daha temkinli ve sonuç odaklı bir yaklaşım benimseyeceğini ifade etti.
Eylem odaklı değerlendirme
JD Vance, İran ile devam eden müzakerelerde Washington'un temel prensibinin "sözler değil, eylemler" olduğunu vurguladı. Vance, "İran yönetimi bugüne kadar birçok kez taahhütlerini yerine getirmedi. Bu nedenle, verdikleri sözlerden ziyade sahada ne yaptıklarına bakacağız" dedi. ABD Başkan Yardımcısı, İran'ın nükleer programındaki ilerlemeler, balistik füze çalışmaları ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin dikkatle takip edildiğini aktardı. Vance, "Amaç, İran'ın nükleer silaha ulaşmasını engellemek ve bölgesel istikrarı sağlamaktır. Bu hedeflere ulaşmak için gereken her türlü denetim mekanizmasını devreye sokacağız" ifadelerini kullandı.
Vance'in bu sözleri, ABD'nin Orta Doğu politikasında yeniden şekillenen bir döneme işaret ediyor. Seçim döneminde eski Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik "azami baskı" politikasının yeniden canlandırılacağına ilişkin sinyaller veren Vance, bu kez daha dengeli bir dil kullanarak uluslararası topluma da mesaj göndermek istiyor. Uzmanlar, Vance'in İran konusundaki açıklamalarının, hem Tahran'a hem de Avrupalı müttefiklere yönelik bir uyarı olduğunu belirtiyor.
Müzakerelerin seyri
İran ile ABD arasındaki dolaylı görüşmeler, Umman ve Avrupa Birliği arabuluculuğunda sürüyor. Ancak son haftalarda İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığına dair raporlar, müzakereleri gerginleştirdi. Vance, bu konuda "Müzakere masasında samimiyet görmek istiyoruz. İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlamadığı sürece bu görüşmelerin bir anlamı yok. Gerekirse yaptırımlar ve diplomatik araçlar masada olacak" dedi.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, ülkesinin "nükleer haklarından" vazgeçmeyeceğini ancak müzakerelere açık olduklarını yineledi. Kasımi, "ABD'nin baskı politikasına geri dönmesi, bölgede istikrarsızlığı artırmaktan başka işe yaramaz. Biz ancak karşılıklı saygı temelinde bir anlaşmaya varabiliriz" açıklamasında bulundu. Ancak Vance'in sert çıkışı, Tahran'da endişeyle karşılanmış görünüyor.
Bağlam ve değerlendirme
ABD Başkan Yardımcısı'nın bu sözleri, yeni yönetimin İran konusundaki ilk net mesajı olması açısından önemli. Trump döneminde uygulanan ve uluslararası kamuoyunda tartışmalara neden olan "azami baskı" politikasının güncellenmiş bir versiyonunun hayata geçirilebileceği yorumları yapılıyor. Vance'in sıkı denetim vurgusu, özellikle Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğinin artırılabileceğine işaret ediyor. UAEA'nın İran'a yönelik son raporlarında, uranyum zenginleştirme oranının yüzde 60'a yaklaştığı belirtilirken, İran'ın denetimlere kısmi itirazları devam ediyor.
Uzun süredir İran'ın nükleer dosyasını takip eden bağımsız analistler, Vance'in bu çıkışının ABD'nin müzakerelerde elini güçlendirmeyi amaçladığını, ancak tansiyonu yükseltme riski taşıdığını ifade ediyor. Bölgedeki bazı ülkeler, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin İran'a karşı daha kararlı bir duruş sergilemesini istiyor. Vance'in bu mesajı, bu ülkelerde memnuniyetle karşılanmış görünüyor. Ancak Avrupalı ortaklar, diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savunuyor.