ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülecek nükleer müzakereler için Washington'dan ayrılarak İsviçre'ye hareket etti. Vance'in başkanlık edeceği görüşmelerin, uluslararası yaptırımların hafifletilmesi ve İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı bir anlaşmaya varılması hedefiyle iki hafta sürmesi planlanıyor. Müzakere süreci, küresel enerji piyasalarında arz endişelerini gündeme getirirken, ham petrol fiyatları üzerinde de etkili olması bekleniyor. Uzmanlar, İran'ın yeniden uluslararası petrol piyasasına dönmesi halinde arz fazlası oluşabileceğini ve fiyatların aşağı yönlü baskılanabileceğini belirtiyor.
Müzakerelerin odağı: Nükleer program ve yaptırımlar
Görüşmelerde ana gündem maddeleri arasında İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması, uluslararası denetimlerin yeniden başlatılması ve ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması yer alıyor. Vance, yanında Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey yetkililerle birlikte İsviçre'ye gitti. İran heyetine ise Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in başkanlık etmesi bekleniyor. Taraflar, 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) çerçevesinde bir mutabakata varmayı hedefliyor. Ancak, 2018'de ABD'nin anlaşmadan çekilmesi ve ardından İran'ın nükleer faaliyetlerini artırması süreci karmaşık hale getirmişti.
Ekonomik yansımalar ve piyasa beklentileri
Müzakerelerin sonucu, başta petrol olmak üzere emtia piyasalarında dalgalanmalara neden olabilir. İran'ın günlük 2,5 milyon varil ham petrol ihracat potansiyeli bulunuyor. Yaptırımların hafiflemesi durumunda bu miktarın kısa vadede piyasaya sürülmesiyle Brent petrol fiyatlarında %5-10 arası düşüş bekleniyor. Ayrıca, İran'ın doğalgaz ihracatı da Avrupa enerji arzına katkı sağlayabilir. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler, bu gelişmeden olumlu etkilenebilir. Ancak müzakerelerin uzaması veya başarısızlıkla sonuçlanması, jeopolitik riskleri artırarak enerji fiyatlarını yukarı çekebilir.
ABD yönetimi, İran'ın nükleer programının barışçıl olduğuna dair somut adımlar atmasını şart koşuyor. Vance'in İsviçre'de yapacağı görüşmelerde, ekonomik iş birliği ve bölgesel güvenlik konuları da ele alınacak. Diplomatik kanallardan edinilen bilgiye göre, ABD tarafı İran'ın balistik füze programını da masaya getirmeyi planlıyor. Bu durum müzakereleri daha da karmaşık hale getirebilir.
Piyasalar, müzakerelerden gelecek haber akışına duyarlı olacak. Uzmanlar, anlaşma sağlanması halinde İran'ın uluslararası bankacılık sistemine entegrasyonu ve yabancı yatırımların artmasıyla ekonominin canlanacağını öngörüyor. Ancak sürecin kırılgan olduğu ve her an tersine dönebileceği unutulmamalı.
Sonuç olarak, Vance'in İsviçre ziyareti, hem diplomatik hem de ekonomik açıdan kritik bir dönemece işaret ediyor. Müzakerelerin başarılı olması, küresel enerji piyasalarında dengeleyici bir faktör olurken, başarısızlık yeni gerilimlere yol açabilir. Türkiye gibi bölge ülkeleri, bu görüşmelerin sonuçlarını yakından takip ediyor.