Küba hükümeti, ABD'nin uyguladığı ekonomik ambargonun etkisiyle ülkeye gönderilmesi planlanan ticari malları taşıyan 7 binden fazla konteynerin uluslararası limanlarda bloke edildiğini ya da sevkıyatının geciktirildiğini açıkladı. Bu durum, ada ülkesinin tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açarken, Küba yönetimi ambargonun insani ve ekonomik sonuçlarına dikkat çekiyor.
Konteynerler limanlarda mahsur kaldı
Küba Dış Ticaret ve Yabancı Yatırım Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ABD'nin 1962'den bu yana uyguladığı ekonomik, ticari ve finansal ambargo nedeniyle 7 bin 150 konteyner, başta Meksika ve Panama'daki limanlar olmak üzere çeşitli uluslararası limanlarda bekletiliyor. Konteynerlerde gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve yedek parça gibi temel ihtiyaç maddelerinin bulunduğu belirtiliyor. Sevkiyatların gecikmesi, Küba'da bazı ürünlerde kıtlık yaşanmasına ve fiyat artışlarına neden oluyor.
Bakanlık yetkilileri, ambargonun yarattığı bürokratik engeller ve bankacılık kısıtlamaları yüzünden ticari işlemlerin aylarca sürebildiğini, bu durumun özellikle COVID-19 salgını sonrası toparlanmaya çalışan ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Ayrıca, ABD yaptırımlarının üçüncü ülkeleri de etkilediğini, birçok yabancı şirketin Küba ile ticaret yapmaktan kaçındığını ifade ediyorlar.
Küba yönetiminden uluslararası çağrı
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ambargosunun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda insani bir krize yol açtığını belirterek, uluslararası toplumu bu politikaya karşı ses çıkarmaya çağırdı. Parrilla, "ABD'nin tek taraflı yaptırımları, Küba halkının en temel ihtiyaçlara erişimini engelliyor. Bu, soykırım niteliği taşıyan bir kuşatmadır" ifadelerini kullandı.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ise yaptığı konuşmada, ambargonun ülkenin kalkınma çabalarını baltalamayı amaçladığını, ancak halkın direnişi sayesinde bu zorlukların aşılacağını söyledi. Díaz-Canel, "Bizim halkımız zorluklara alışkındır. Bu yeni engellere rağmen, üretimi artırmaya ve alternatif ticaret yolları bulmaya devam edeceğiz" dedi.
Öte yandan, Küba'daki bazı ekonomistler, konteynerlerin limanlarda beklemesinin maliyetinin milyonlarca doları bulduğunu ve bu durumun ülkenin dış ticaret dengesini daha da kötüleştirdiğini belirtiyor. Uzmanlar, Çin ve Rusya gibi ülkelerle artan ticari ilişkilere rağmen, coğrafi yakınlık nedeniyle ABD pazarının Küba için hala önemli olduğunu ifade ediyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl olduğu gibi bu yıl da ABD'nin Küba'ya uyguladığı ambargonun kaldırılması yönünde karar tasarısını oylayacak. Geçtiğimiz yıl 187 ülkenin desteklediği karar tasarısına yalnızca ABD ve İsrail karşı çıkmıştı. Küba hükümeti, bu yılki oylamanın da benzer bir sonuçla sonuçlanacağını ve uluslararası kamuoyunun ambargoya karşı olduğunu göstereceğini umuyor.
ABD yönetimi ise ambargonun kaldırılmasına yönelik çağrıları reddediyor ve Küba hükümetinin insan hakları ihlallerini sona erdirmeden yaptırımların kaldırılmayacağını savunuyor. Ancak eleştirmenler, bu politikaların Küba'da demokrasi getirmediğini, aksine halkın yaşam koşullarını ağırlaştırdığını ve ülkeyi daha fazla baskıcı rejime ittiğini iddia ediyor.