TBMM Genel Kurulu'nda Yükseköğretim Kanunu Teklifi'nin görüşmeleri başladı. Görüşmelerin ilk gününde, yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine döner sermaye ek ödemesi yapılmasını öngören düzenleme, teklif metninden çıkarıldı. Ancak asıl tartışma, muhalefet milletvekillerinin eğitim politikalarına yönelik eleştirileriyle alevlendi. CHP, İYİ Parti, HDP ve diğer muhalefet partilerinin sözcüleri, iktidarın eğitim anlayışını 'gençlere yapılan en büyük kötülük' olarak nitelendirdi.
Muhalefetten sert tepki
Görüşmeler sırasında söz alan muhalefet milletvekilleri, YÖK'ün yapısından öğrenci harçlarına, kontenjan politikalarından üniversite sayısındaki artışa kadar birçok konuyu gündeme taşıdı. CHP Grup Başkanvekili, yaptığı konuşmada, "Gençlerimize en büyük kötülüğü eğitim politikanızla yaptınız. Bugün üniversite mezunu gençler işsizlikle boğuşurken, siz hala yabancı öğrencilere ek ödeme peşindesiniz" ifadelerini kullandı. İYİ Parti sözcüsü ise, "Eğitimdeki çürümüşlüğü görmezden gelerek bu kanunu geçirmeye çalışıyorsunuz. Türkiye'nin geleceği olan gençleri yok sayıyorsunuz" dedi.
Yabancı öğrenci düzenlemesi tekliften çıkarıldı
Teklifin ilk maddesi, yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine döner sermaye ek ödemesi yapılmasını içeriyordu. Ancak komisyon görüşmelerinde muhalefetin yoğun itirazıyla karşılaşan düzenleme, teklif metninden çıkarıldı. Bu durum, muhalefet tarafından "zafer" olarak yorumlandı. CHP'li bir vekil, "Halkın parasını yabancılara peşkeş çekmeye çalıştınız, ama biz buna izin vermedik" şeklinde konuştu.
Eğitimdeki sorunlar gündemde
Görüşmelerde ayrıca eğitimdeki kronik sorunlar da masaya yatırıldı. Özellikle deprem bölgesindeki öğrencilerin durumu, üniversite kontenjanlarındaki dengesizlik, akademisyen atamalarındaki liyakat sorunu ve öğrenci yurtlarındaki kapasite yetersizliği muhalefet tarafından dile getirildi. HDP sözcüsü, "Eğitimde fırsat eşitliği diye bir şey kalmadı. Bu kanunla birlikte eşitsizlik daha da derinleşecek" dedi.
Teklifin diğer maddeleri
Yükseköğretim Kanunu Teklifi, üniversitelerin yönetim yapısından vakıf üniversitelerine, öğrenci disiplin işlerinden akademik teşviklere kadar geniş bir yelpazede düzenlemeler içeriyor. Teklifin görüşmeleri önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu'nda devam edecek. Muhalefet, teklifin tüm maddelerinde değişiklik önergeleri vererek süreci uzatmayı ve kamuoyunu bilgilendirmeyi planlıyor.
Bağımsız değerlendirme
TBMM'de yaşanan bu tartışmalar, Türkiye'nin eğitim alanındaki yapısal sorunlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Küresel rekabette gerileyen, fırsat eşitliği giderek zayıflayan bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız. Siyasi polemiklerin ötesinde, gençlerin geleceğini etkileyen bu düzenlemelerin daha kapsayıcı ve bilimsel temellere dayalı bir anlayışla ele alınması gerektiği açıktır. Eğitim, ülkenin geleceği demektir; bu bilinçle yapılacak her yasal düzenleme, toplumun tüm kesimlerinin desteğini almalıdır.