ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Almanya'ya Tomahawk seyir füzeleri konuşlandırma planını iptal etmeye hazırlanıyor. Kararın arkasında, Rusya'nın NATO'nun doğuya doğru genişlemesine yönelik hassasiyetini azaltma ve Moskova'yı tahrik etmeme amacı yatıyor. Üst düzey bir Pentagon yetkilisinin isminin açıklanmaması koşuluyla verdiği bilgiye göre, plan 2026 yılında Almanya'daki Ramstein Hava Üssü'ne 50 adet Tomahawk füzesi konuşlandırılmasını öngörüyordu. Ancak Biden yönetimi, bu adımın Rusya ile tansiyonu tehlikeli biçimde yükseltebileceğine karar verdi.
Planın ayrıntıları ve iptal süreci
Tomahawk füzeleri, karadan karaya seyir füzeleri olup, 1.600 kilometre menzile sahip. Almanya'ya konuşlandırılmaları halinde, füzenin menzili Rusya'nın batı sınırlarına kadar uzanıyordu. Pentagon'un planı, Alman hükümetiyle yapılan gizli müzakerelerin ardından 2024 yılında kamuoyuna duyurulmuştu. Ancak son haftalarda ABD'li ve Alman diplomatlar arasında yapılan toplantılarda, füze konuşlandırmasının Rusya'yı benzer adımlar atmaya itebileceği ve Avrupa'da yeni bir silahlanma yarışı başlatabileceği endişeleri dile getirildi.
Pentagon Sözcüsü John Kirby, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Tomahawk konuşlandırması planlanan bir NATO yeteneğiydi, ancak ittifakın caydırıcılık ve savunma duruşunu güçlendirmek için alternatif seçenekleri değerlendiriyoruz' dedi. Kirby, kararın kesinleşmediğini ve sürecin devam ettiğini vurguladı.
Rusya'nın tepkisi ve stratejik denklem
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Tomahawk konuşlandırmasına yönelik planları daha önce 'provokasyon' olarak nitelemiş ve füze savunma sistemlerini hedef almakla tehdit etmişti. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, 'Bu tür adımlar, Avrupa'da istikrarı bozar ve Rusya'nın güvenliğine doğrudan tehdit oluşturur' açıklamasını yapmıştı. Uzmanlara göre, ABD'nin bu kararı Moskova ile diyaloğu canlı tutma çabası olarak yorumlanabilir. Özellikle Ukrayna savaşının sürdüğü bir dönemde, NATO'nun doğu kanadında herhangi bir gerginlik riski, tüm ittifak için caydırıcı unsur olarak görülüyor.
Almanya Şansölyesi Olaf Scholz ise konuya temkinli yaklaşarak, 'Füze konuşlandırması konusunda ABD ile yakın işbirliği içindeyiz, ancak Rusya ile gerginliği artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini düşünüyoruz' ifadelerini kullandı. Scholz, Almanya'nın NATO'nun nükleer paylaşım misyonu kapsamında zaten ABD nükleer silahlarını ev sahipliği yaptığını hatırlattı.
Alternatif seçenekler ve NATO'nun caydırıcılığı
Pentagon yetkilileri, Tomahawk konuşlandırmasının iptali halinde, NATO'nun caydırıcılığını artırmak için başka yöntemler değerlendireceklerini belirtiyor. Bunlar arasında, deniz tabanlı füze sistemlerinin artırılması, havada devriye uçuşları ve mevcut füze savunma sistemlerinin modernizasyonu yer alıyor. Ayrıca, Polonya ve Romanya'da konuşlu Aegis Ashore sistemlerinin yeteneklerinin genişletilmesi de masada. Ancak uzmanlar, Tomahawk gibi hassas vuruş kabiliyetine sahip bir sistemin tamamen vazgeçilmesinin, ittifakın caydırıcılık doktrininde bir boşluk yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Müttefikler, her türlü tehdide karşı koymak için gerekli yeteneklere sahiptir. Tomahawk konuşlandırması sadece bir seçenekti, başka seçenekler de değerlendirilebilir' dedi. Stoltenberg, ayrıca İttifak'ın Rusya ile diyaloğa açık olduğunu ancak güçlü bir caydırıcılığın da şart olduğunu vurguladı.
Bağımsız değerlendirme
ABD'nin Tomahawk planını iptal etmesi, stratejik bir geri adım olarak yorumlanmasa da, Rusya'ya verilen bir taviz olarak algılanabilir. Oysa asıl mesele, Avrupa güvenlik mimarisinin sürdürülebilirliğidir. Ukrayna savaşının seyri, NATO ile Rusya arasındaki güç dengesini sürekli yeniden tanımlıyor. Bu bağlamda, Washington ve Brüksel'in hem caydırıcılığı koruyacak hem de Moskova'yı gereksiz yere kışkırtmayacak orta yolu bulması gerekiyor. Ancak, bu hassas denge kurulamazsa, her iki taraf da yeni bir silahlanma yarışının eşiğinde bulacak kendini.