ABD tarafından İran’ın limanlarına yönelik aylar süren deniz ablukasının kaldırılmasının ardından İran'ın ham petrol akışı hızla arttı. Petrol piyasalarında hareketlilik yaratan bu gelişme, küresel arz fazlası endişelerini yeniden gündeme getirdi. İran Petrol Bakanlığı verilerine göre, ablukanın sona ermesinin ardından geçen iki haftada ham petrol ihracatı yüzde 40 oranında artarak günlük 1,5 milyon varile ulaştı. Bu artış, ülkenin en büyük alıcıları olan Çin ve Hindistan’a yapılan sevkiyatlardaki hızlı toparlanmadan kaynaklanıyor.
İran'ın petrol ihracatındaki yükselişin nedenleri
Uzmanlar, İran’ın ham petrol akışındaki hızlı artışı birkaç faktöre bağlıyor. Birincisi, ABD’nin askeri gemilerinin Basra Körfezi’ndeki varlığını azaltması, İran tankerlerinin uluslararası sularda daha rahat hareket etmesini sağladı. İkincisi, İran'ın filosuna yeni tankerler eklemesi ve eski tankerlerini yeniden aktif hale getirmesi. Üçüncüsü ise, Çin’in bağımsız rafinerilerinin İran ham petrolüne olan talebinin artması. Çin, ABD yaptırımlarına rağmen İran’dan ucuz petrol alımını sürdürüyor. Ayrıca, İran'ın petrolünü Malezya ve Irak üzerinden transfer ederek yaptırımlardan kaçınma yöntemleri geliştirdiği belirtiliyor.
Küresel petrol piyasalarına etkisi
İran’ın artan petrol ihracatı, küresel petrol fiyatlarında baskı yaratıyor. Brent petrolün varil fiyatı son bir ayda yüzde 5 gerileyerek 72 dolara indi. Analistler, İran’ın günlük 1,5 milyon varillik ihracatının yıl sonuna kadar 2 milyon varile çıkabileceğini öngörüyor. Bu durum, OPEC+’ın üretim kesintilerini gevşetme kararlarını da etkileyebilir. Suudi Arabistan ve Rusya, İran’ın pazara dönüşünü yakından izliyor. Öte yandan, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları resmen kalkmamış olsa da, deniz ablukasının kaldırılması fiili bir rahatlama sağladı. İran Petrol Bakanı Cevad Ovci, ülkesinin petrol üretim kapasitesinin 4 milyon varile ulaştığını ve ihracatı artırmak için yeni pazarlar aradıklarını açıkladı.
İran’ın petrol ihracatındaki bu hızlı artış, küresel enerji dengelerini yeniden şekillendirebilir. Özellikle ABD’nin jeopolitik öncelikleri ve İran’la yeniden nükleer müzakerelere dönme olasılığı, petrol piyasalarının geleceği açısından belirleyici olacak. Uzmanlar, İran’ın tam kapasite üretime geçmesi halinde petrol fiyatlarının 65 doların altına inebileceğini, bunun da enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu, ancak OPEC üreticileri için zorlayıcı bir senaryo olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki dönemde ABD’nin İran politikasında atacağı adımlar ve Çin’in talebindeki seyir, petrol piyasalarının yönünü belirleyecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor.