Avrupa Birliği (AB), İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk şehirleri Sebte (Ceuta) ve Melilla'dan Avrupa kıtasına veya diğer AB üye ülkelerine yönelik düzensiz göçmen geçişi yaşanmadığını doğrulayarak, Schengen Bölgesi'nin İspanya'ya kapatılması yönünde herhangi bir sürecin mevcut durumda başlatılamayacağını açıkladı. Bu açıklama, son haftalarda İspanya'nın göç politikalarına yönelik artan eleştiriler ve bazı üye ülkelerin sınır kontrollerini sıkılaştırma talepleri ortamında geldi. AB Komisyonu, mevcut verilere göre İspanya'nın dış sınırlarını etkin bir şekilde koruduğunu ve Schengen kurallarına uyduğunu vurguladı.
AB Komisyonu'nun Değerlendirmesi
Avrupa Komisyonu Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "İspanya'ya yönelik bir Schengen kapatma süreci başlatmak için yasal koşullar şu an oluşmamıştır. Çünkü Sebte ve Melilla sınırlarından AB topraklarına düzensiz geçişlerde kayda değer bir artış bulunmamaktadır." ifadelerine yer verdi. Sözcü, sınır yönetimi konusunda İspanya ile sürekli diyalog halinde olduklarını ve gerekli önlemlerin alındığını belirtti. Komisyon, ayrıca üye ülkelerin Schengen sınırlarını geçici olarak kapatabilme mekanizması olan 25. Madde'nin yalnızca ciddi bir tehdit veya dış sınırlarda kontrol eksikliği durumunda uygulanabileceğini hatırlattı.
Bağlam ve Arka Plan
Son aylarda, özellikle Sahra Altı Afrika'dan gelen göçmenlerin Fas üzerinden İspanya'ya ulaşma girişimleri artmıştı. Mayıs ayında Melilla'dan çok sayıda göçmenin çitlere tırmanarak girmeye çalışması, İspanyol yetkililerin sert müdahalesine yol açmış ve sivil toplum kuruluşlarından tepki çekmişti. Benzer olaylar 2021'de Sebte'de yaşanmış, binlerce kişi kısa süre içinde İspanya'ya geçmişti. Bu gelişmeler, bazı AB ülkelerinde İspanya'nın dış sınırları kontrol etme kapasitesine yönelik endişeleri gündeme getirmişti. Ancak AB Komisyonu, İspanya'nın Frontex ile işbirliği içinde devriyeleri artırdığını ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede önemli ilerleme kaydettiğini vurguluyor. Uzmanlar, Schengen'in iç sınır kontrolsüzlüğünün korunmasının AB'nin temel kazanımlarından biri olduğunu, ancak üye ülkelerin siyasi baskılar altında bu tür önlemleri gündeme getirebildiğini belirtiyor.