Avrupa Birliği Parlamentosu, ABD ile yapılan kapsamlı ticaret anlaşmasını bugün yapılan oylamada onayladı. Strazburg'da gerçekleştirilen oturumda anlaşma, 512 lehte, 112 aleyhte ve 44 çekimser oyla kabul edildi. Söz konusu anlaşma, tarifelerin düşürülmesi, dijital ticaretin kolaylaştırılması ve sürdürülebilirlik standartlarının uyumlaştırılmasını içeriyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, oylama sonrası yaptığı açıklamada 'Bu, Atlantik'in her iki yakası için de tarihi bir adım' ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın kapsamı
Anlaşma, endüstriyel ürünlerde gümrük vergilerinin sıfırlanmasını, hizmet ticaretinde engellerin kaldırılmasını ve yatırım önündeki bürokratik engellerin azaltılmasını öngörüyor. Ayrıca, fikri mülkiyet hakları, e-ticaret ve kamu alımları gibi alanlarda ortak kurallar belirleniyor. Dijital ticaret bölümü, veri akışının kolaylaştırılması ve siber güvenlik işbirliğini de içeriyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte iki bölge arasındaki ticaret hacminin önümüzdeki beş yılda %20 oranında artması bekleniyor.
Arka plan ve bağlam
AB ile ABD arasındaki ticaret müzakereleri, ilk olarak 2018 yılında başlatılmış, ancak ortak standartlar ve tarım ürünleri konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle sık sık kesintiye uğramıştı. Çin'in artan küresel etkisi ve pandemi sonrası tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar, iki tarafı anlaşmayı hızlandırmaya itti. ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, 'Bu anlaşma sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir mesajdır: Demokrasiler ticaret yoluyla güçlenir' dedi. Anlaşma, Avrupa'da bazı çevre ve tarım örgütlerinin tepkisini çekti. Greenpeace gibi sivil toplum kuruluşları, anlaşmanın iklim hedeflerini zayıflatacağını savunurken, Avrupalı çiftçiler tarım ürünlerinde ABD rekabetine karşı koruma talep etti. Anlaşma, her iki tarafın parlamentolarında onaylandıktan sonra resmen yürürlüğe girecek. AB Konseyi'nin önümüzdeki haftalarda son onayı vermesi bekleniyor. Bu anlaşma, transatlantik ilişkilerde yeni bir sayfa açarken, küresel ticaret dengelerini de önemli ölçüde etkileyecek. Özellikle Çin ve diğer Asya ekonomileri, bu gelişmeyi dikkatle izliyor.