93 yaşında olmasına rağmen genç kız gibi görünen ünlü bir hanımefendi, hayatı sevmenin ve düzenli bakımın yaşlanmayı geciktirdiğini söylüyor. Yıllarca sağlıklı beslenme, cilt bakımı ve yerinde estetik müdahalelerle zamanın etkilerini silmeyi başaran isim, “Hayatı çok seviyorum, bu yüzden kendime iyi bakıyorum” dedi. Uzmanlar, genetik faktörlerin yanı sıra pozitif yaşam tarzının da yaşlanma sürecini yavaşlattığını belirtiyor.
Bakım ve estetik: Yıllara meydan okumanın sırrı
Ünlü hanımefendi, genç görünümünün ardında genetik mirasın yanı sıra disiplinli bir cilt bakımı rutini ve bilinçli estetik operasyonlar olduğunu anlattı. Cildini her gün nemlendirdiğini, güneşten koruduğunu ve düzenli olarak dermatolog kontrolüne gittiğini belirten isim, “İyi bir genetik mirasım var ama bakım yapmazsanız genetik tek başına yetmez” dedi. Ayrıca, iki kez hafif bir yüz germe operasyonu geçirdiğini ancak doğallığı korumak için abartılı müdahalelerden kaçındığını söyledi.
Hayat sevinci: En önemli sır
Genç kalmanın en önemli anahtarlarından birinin hayat sevinci olduğunu vurgulayan 93 yaşındaki hanımefendi, “Her güne tebessüm ederek başlıyorum. Küçük şeylerden mutluluk duyuyorum. Bu pozitif enerji yüzüme yansıyor” ifadelerini kullandı. Uzman psikologlar da olumlu düşüncenin stres hormonlarını azalttığını, cilt sağlığını dolaylı yoldan etkilediğini doğruluyor.
Sosyal medyada genç görünümüyle sık sık gündeme gelen hanımefendi, takipçilerine tavsiyelerde de bulundu: “Sigaradan uzak durun, bol su için, işlenmiş gıdalardan kaçının ve en önemlisi gülümsemeyi ihmal etmeyin.” Son yıllarda artan estetik turizmi ve genç kalma arayışına da değinen ünlü isim, herkesin kendi doğal güzelliğini koruyarak yaşlanması gerektiğinin altını çizdi.
Uzmanlar, 93 yaşındaki bu hanımefendinin örneğinin, yaşlanmanın kaçınılmaz olmadığını, doğru bakım ve yaşam tarzıyla yılların etkisinin azaltılabileceğini gösterdiğini söylüyor. Ancak her bireyin genetik yapısının farklı olduğu unutulmamalı; bu nedenle kişiye özel bakım ve hekim kontrolü şart.