İstanbul'da 2017 yılında kaybolan Oğuzhan Tekin'in, aynı yıl boğularak hayatını kaybettiği ve kimsesizler mezarlığına defnedildiği ortaya çıktı. 9 yıldır oğlunu arayan baba Adem Tekin, “Benim çocuğum 9 yıl önce ölmüş ve bize haber bile verilmeden kimsesizler mezarlığına gömülmüş. Herkesten şikayetçiyim” diyerek isyan etti.
Kayboluşun Ardından 12 Gün Sonra Ölüm Haberi
Edinilen bilgilere göre, Oğuzhan Tekin 2017 yılında İstanbul'da kayboldu. Ailesi, oğullarının bulunması için polise başvurdu ve o tarihten itibaren her yerde onu aradı. Ancak 9 yıl boyunca hiçbir sonuç alınamadı. Yapılan araştırmalar sonucunda, Oğuzhan Tekin'in kaybolduktan sadece 12 gün sonra boğularak hayatını kaybettiği belirlendi. Kimliği tespit edilemeyen genç adam, kimsesizler mezarlığına defnedildi. Ailesine ise hiçbir bilgilendirme yapılmadı.
Baba Adem Tekin: “Herkesten Şikayetçiyim”
Acı haberi yıllar sonra öğrenen baba Adem Tekin, büyük bir yıkım yaşadı. “Benim çocuğum 9 yıl önce ölmüş ve bize haber bile verilmeden kimsesizler mezarlığına gömülmüş. Meğer kaybolduktan 12 gün sonra can vermiş. Devletten, yetkililerden, herkesten şikayetçiyim” ifadelerini kullanan Tekin, oğlunun mezarının bile nerede olduğunu bilmeden yıllarca arama yaptığını söyledi.
Oğuzhan Tekin'in nasıl boğulduğu ve neden kimsesizler mezarlığına gömüldüğüne dair detaylar henüz netlik kazanmadı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Kimsesizler Mezarlığı Uygulaması ve Kayıp Dosyaları
Türkiye'de kimsesizler mezarlıkları, kimliği belirlenemeyen veya yakınlarına ulaşılamayan kişilerin defnedildiği alanlardır. Bu tür mezarlıklara defnedilen kişilerin kimlik tespiti için parmak izi, DNA örneği veya eşkal bilgileri alınır. Ancak bazı durumlarda bürokratik aksaklıklar veya iletişim eksiklikleri nedeniyle ailelere bilgi verilemeyebiliyor.Oğuzhan Tekin'in kaybolduğu dönemde polise yapılan kayıp başvurusuna rağmen, boğularak ölen bir kişinin otopsi kayıtlarıyla eşleştirilmemesi dikkat çekiyor. Aile avukatları, kayıp dosyası ile kimsesizler mezarlığı kayıtları arasında bir bağlantı kurulması gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlar, kayıp vakalarında devlet kurumları arası koordinasyonun hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ailelerin acılarını dindirmek ve adaletin sağlanması için kayıp şahıslar birimlerinin daha etkin çalışması gerektiği ifade ediliyor.
Adem Tekin'in avukatı aracılığıyla hem kimsesizler mezarlığı yönetimine hem de ilgili emniyet birimlerine suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi. Baba Tekin, “Oğlumun mezarını bulup ona layık bir defin yapmak istiyorum. Yetkililerin bu acıyı daha fazla uzatmasına izin vermeyeceğim” dedi.
Olay, kayıp vakalarında ailelere bilgi verilmesi ve kimsesiz cenazelerin kimlik tespiti süreçlerinin sorgulanmasına yol açtı. Kamuoyunda, benzer acıların yaşanmaması için yasal düzenleme çağrıları yükseliyor.