Antalya'nın Aksu ilçesine bağlı Yeşilkaraman Mahallesi'nde 8 yıldır devam eden bir gelenek, vefat eden mahalle sakinlerinin anılarını yaşatıyor. Mahalle meydanındaki bir duvara asılan fotoğraflar, üzerindeki "Ruhuna El Fatiha" yazısıyla dikkat çekiyor. Meydandan geçen vatandaşlar, fotoğrafları görünce durup dua ediyor.
Geleneğin Başlangıcı ve Amacı
Yeşilkaraman Mahallesi'nde yaklaşık 8 yıl önce başlatılan uygulama, mahalle sakinlerinin ortak kararıyla hayata geçirildi. Mahalle muhtarı ve sakinlerinin girişimiyle, vefat eden kişilerin fotoğrafları köy meydanındaki bir duvara asılmaya başlandı. Amaç, ölenleri unutmamak ve onların hatıralarını yaşatmaktı. Duvar, zamanla mahallenin ortak hafızası haline geldi.
Mahalle sakinlerinden 65 yaşındaki Ahmet Yılmaz, "Bu duvar bizim için bir anı defteri gibi. Her baktığımızda geçmişteki komşularımızı, dostlarımızı hatırlıyoruz. Onların ruhuna bir Fatiha okuyoruz. Bu gelenek bizi birbirimize daha da bağladı" dedi.
Duvarda şu anda yaklaşık 50 kişinin fotoğrafı bulunuyor. Fotoğraflar, vefat eden kişinin ailesi tarafından temin ediliyor ve muhtarlık tarafından duvara asılıyor. Duvarda ayrıca "Ruhuna El Fatiha" yazısı yer alıyor. Bu yazı, geçenlerin dua etmesi için bir davet niteliği taşıyor.
Mahallelinin Tepkileri ve Duygusal Anlar
Mahalle meydanından geçen hemen herkes, duvardaki fotoğraflara bakmadan geçmiyor. Kimi zaman gözyaşlarına boğulanlar, kimi zaman dualar edenler oluyor. Özellikle bayramlarda ve özel günlerde duvarın önünde yoğunluk yaşanıyor. Mahalle sakini Ayşe Demir, "Eşimi 3 yıl önce kaybettim. Her gün meydandan geçerken fotoğrafını görüyorum ve dua ediyorum. Bu duvar bana onu hiç unutmadığımı hissettiriyor. Mahallemizin böyle bir geleneği olması çok güzel" ifadelerini kullandı.
Çocuklar da bu geleneğe alışmış durumda. İlkokul öğrencisi 9 yaşındaki Elif, "Dedemi bu duvarda görüyorum. Annem her geçişimizde Fatiha okumamı söylüyor. Dedemi çok özlüyorum ama burada onu görmek beni mutlu ediyor" dedi.
Mahalle muhtarı Hasan Kaya, geleneğin devam edeceğini belirterek, "Bu duvar bizim manevi değerimiz. Her yeni vefat eden hemşehrimizin fotoğrafını buraya asıyoruz. Onların hatıralarını yaşatmak bizim görevimiz. Bu gelenek mahallemizin birlik ve beraberliğini pekiştiriyor" şeklinde konuştu.
Benzer Gelenekler ve Kültürel Bağlam
Türkiye'nin farklı bölgelerinde de benzer uygulamalar görülebiliyor. Örneğin, bazı köylerde vefat edenlerin isimleri köy kahvesindeki bir panoya yazılırken, bazı yerlerde ise mezarlık girişlerine fotoğraflar asılıyor. Ancak Yeşilkaraman Mahallesi'ndeki uygulama, fotoğrafların merkezi bir yerde sergilenmesi ve üzerinde dua yazısı bulunmasıyla ayrışıyor.
Kültür araştırmacısı Doç. Dr. Mehmet Özkan, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Anadolu'da ölüleri anma ve onların hatıralarını yaşatma geleneği çok güçlüdür. Bu tür uygulamalar, toplumsal hafızayı canlı tutar ve dayanışma duygusunu artırır. Yeşilkaraman'daki duvar, modern hayatın unutturmaya yüz tuttuğu bu değerleri yeniden canlandırıyor. Ayrıca, insanların günlük hayatın telaşı içinde durup dua etmesi, manevi bir mola niteliği taşıyor."
Benzer şekilde, Yozgat'ın bir köyünde 10 yıldır sürdürülen bir gelenekte, vefat eden köylülerin fotoğrafları köy camisinin girişine asılıyor. Ancak orada fotoğraflar sadece dini mekânda yer alıyor. Yeşilkaraman'da ise meydan gibi herkesin geçtiği bir alanda olması, etkileşimi artırıyor.
Geleneğin Geleceği ve Toplumsal Etkisi
Mahalle sakinleri, bu geleneğin gelecek nesillere aktarılmasını istiyor. Gençlerin de bu konuda duyarlı olduğu gözlemleniyor. Mahallede yaşayan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal, "Ben de bu duvarın karşısında büyüdüm. Dedenemin, komşularımızın fotoğraflarını gördüm. Bu bana ölümü ve hayatı sorgulatıyor. Bence bu gelenek yaşatılmalı" dedi.
Psikolog Dr. Zeynep Acar ise konunun psikolojik boyutuna dikkat çekti: "Ölümü kabullenme ve yas süreci, toplumsal ritüellerle daha sağlıklı atlatılır. Bu tür bir duvar, yaslı ailelere 'yalnız değilsiniz' mesajı verir. Ayrıca, herkesin gözü önünde olması, ölen kişinin değerini ve toplumdaki yerini gösterir. Bu da özgüven ve aidiyet duygusunu güçlendirir."
Yeşilkaraman Mahallesi'ndeki bu uygulama, her ne kadar küçük bir yerleşim yerinde başlamış olsa da, insanlığın ortak değerlerine işaret ediyor. Ölüleri anmak, onların ardından dua etmek ve hatıralarını yaşatmak, evrensel bir insanlık hali. Bu duvar, sadece bir fotoğraf sergisi değil; aynı zamanda bir vicdan, bir vefa ve bir toplumsal hafıza abidesi. Meydandan geçen herkesin durup dua etmesi, bu değerlerin hâlâ canlı olduğunu gösteriyor.
Gelenek, 8 yıldır aksamadan devam ediyor. Mahalle sakinleri, bu duvarın kendileri için bir teselli kaynağı olduğunu belirtiyor. Gelecek yıllarda da bu uygulamanın süreceği ve belki de başka mahallelere örnek olacağı düşünülüyor. İnsanın olduğu yerde, anmak ve anılmak da var. Yeşilkaraman'daki bu duvar, bunun en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yer ediyor.