Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Türk yargı tarihinin en kapsamlı disiplin kararlarından birine imza attı. Ergenekon kumpasında görev alan aralarında eski savcı Zekeriya Öz’ün de bulunduğu 62 hâkim ve savcı hakkında toplam 230 kez meslekten çıkarma cezası verildi. Karar, FETÖ’nün yargı yapılanmasına yönelik operasyonlar kapsamında alındı.
Disiplin süreci ve kararlar
HSK Birinci Daire, Ergenekon ve Balyoz davalarında usulsüz işlemler yaptığı tespit edilen hakim ve savcılar için disiplin soruşturması başlattı. Soruşturma kapsamında 62 kişi hakkında 230 ayrı disiplin cezası verildi. Cezaların büyük bölümü meslekten çıkarma şeklinde uygulandı. Zekeriya Öz’ün yanı sıra dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fikret Seçen, hakim Süleyman Karaçöl ve daha birçok isim ceza alanlar arasında yer aldı.
HSK yetkilileri, kararların usulsüz dinleme, delil sahteciliği ve tutuklu yargılama gibi ağır ihlaller nedeniyle verildiğini belirtti. Meslekten çıkarma cezaları, ilgili kişilerin yargısal görevlerinden kalıcı olarak uzaklaştırılması anlamına geliyor.
FETÖ bağlantısı ve yargıdaki temizlik
Ergenekon davası, 2008-2016 yılları arasında devam eden, FETÖ’nün yargı içindeki yapılanması tarafından yönlendirilen bir kumpas olarak nitelendiriliyor. Davada general, gazeteci, akademisyen ve siyasetçiler de bulunuyor. HSK’nın bu kararı, yargıdaki FETÖ bağlantılı unsurların temizlenmesinde önemli bir adım olarak görülüyor.
Adalet Bakanlığı, kararların ardından yaptığı açıklamada, “FETÖ’nün yargıdaki operasyonlarına karşı mücadele kararlılıkla sürüyor. Bu cezalar, hukukun üstünlüğü adına verilmiş tarihi bir karardır” ifadelerini kullandı.
Geçmişe bakış: Ergenekon ve Balyoz kumpasları
Ergenekon ve Balyoz davaları, Türkiye’de 2000’li yılların sonunda başlayan, asker ve sivil birçok kişinin darbe planları yaptığı iddiasıyla yargılandığı davalardı. Ancak sonraki yıllarda bu davaların FETÖ tarafından kurgulandığı, sahte deliller üretildiği ve masum insanların yıllarca hapis yattığı ortaya çıktı. Dönemin savcılarından Zekeriya Öz, bu kumpasın baş aktörlerinden biri olarak gösteriliyordu. Öz, FETÖ soruşturmaları kapsamında daha önce tutuklanmıştı.
HSK’nın bu kararı, mağdurlar ve kamuoyu tarafından adaletin tecellisi olarak değerlendirildi. Sivil toplum kuruluşları, kararın yargı bağımsızlığına güveni artıracağını belirtti.
Yargı çevrelerine göre, HSK’nın bu operasyonu sadece geçmişteki usulsüzlükleri cezalandırmakla kalmayıp gelecekte benzer kumpasların önüne geçilmesi açısından da caydırıcı bir etki oluşturuyor. Türk yargısı, tarihinin en büyük disiplin cezalarından birini uygulayarak, hukukun üstünlüğüne olan bağlılığını bir kez daha göstermiş oldu.