Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde, yüzyıllardır süregelen halı dokuma geleneğini yaşatan 60 yaşındaki bir kadın usta, 54 yıldır tezgah başında olduğunu belirterek, “Annemden öğrendim, çocuklarımı okuttum” dedi. Yahyalı halısı dokuma atölyesini ziyaret eden ekip, ustanın anlattıklarıyla yünden halıya uzanan zahmetli süreci ve bu kadim sanatın inceliklerini dinledi. Usta, ilçede halıcılığın bir geçim kaynağı olmanın ötesinde bir kültürel miras olduğunu vurguladı.
Yahyalı Halısının Yünden Halıya Yolculuğu
Yahyalı halısı, yüksek kaliteli yünün titizlikle işlenmesiyle başlıyor. Ustanın anlattığına göre, önce koyunlardan elde edilen yünler yıkanıp kurutuluyor, ardından didilerek temizleniyor. Daha sonra yün, geleneksel yöntemlerle eğrilerek ip haline getiriliyor. Bu ipler, doğal bitki boyalarıyla renklendiriliyor. Kök boya kullanımı, halının uzun ömürlü olmasını ve renklerin solmamasını sağlıyor. Usta, “Kök boyadan vazgeçenler oldu ama biz geleneksel yöntemden şaşmıyoruz” diyor.
Dokuma aşamasında ise yüzlerce yıllık motifler ve desenler kullanılıyor. Yahyalı halısının en belirgin özelliği, kendine has renk kompozisyonu ve geometrik desenleri. Usta, bir halının dokunmasının büyüklüğüne göre aylar sürebildiğini belirtiyor. Her düğümün tek tek atıldığını, bu yüzden sabır ve dikkat gerektirdiğini ekliyor.
54 Yıllık Emek, Çocuklara Gelecek
6 yaşında annesinin tezgahının başında başlayan usta, 54 yıldır bu işi sürdürüyor. “Annem dokurken ben de yanında oturur, ip eğirirdim. Bana öğretti, ben de çocuklarıma öğrettim” diyor. Halı dokuyarak kazandığı parayla üç çocuğunu okuttuğunu gururla anlatıyor. “Elimin emeğiyle evlatlarımı büyüttüm, okuttum. Şimdi torunlarıma da öğretiyorum” diye konuşuyor.
Günümüzde halı dokumacılığı, genç neslin ilgi göstermemesi nedeniyle zor günler geçiriyor. Usta, “Gençler bu işi yapmak istemiyor, çünkü çok zahmetli ve sabır istiyor. Ama bu bizim kültürümüz, kaybolmamalı” diyor. Yahyalı’da halı dokuma atölyelerinin sayısı her geçen yıl azalıyor. Yine de usta, geleneği yaşatmak için elinden geleni yapıyor ve gençlere tavsiyelerde bulunuyor.
Geçmişten Geleceğe Bir Miras
Yahyalı halısı, Türkiye’nin önemli el sanatlarından biri olarak kabul ediliyor. İlçede halıcılık, 19. yüzyıldan bu yana önemli bir geçim kaynağı. Ancak sanayileşme ve hazır halı üretiminin artmasıyla el dokuması halıya ilgi azaldı. Usta, “Makine halısı ucuz ama bizim halımızın değeri başka” diyerek el emeğinin önemini vurguluyor.
Kültürel mirasın korunması için çeşitli projeler yürütülse de usta, desteklerin yetersiz olduğunu düşünüyor. “Bize daha çok destek verilmeli, gençler teşvik edilmeli” çağrısında bulunuyor. Yahyalı halısının geleceği, bu kadim sanata sahip çıkacak yeni nesillerin yetişmesine bağlı. Usta, ömrü yettiğince tezgah başında olacağını ve bildiklerini aktarmaya devam edeceğini söylüyor.
Yahyalı’nın dar sokaklarında, hâlâ birçok evin alt katında halı tezgahları var. Bu tezgahlar, sadece halı değil, aynı zamanda bir kültürün, bir direnişin simgesi. 60 yaşındaki ustanın hikayesi, kaybolmaya yüz tutmuş bir geleneğin son temsilcilerinden biri. Onun emeği ve azmi, belki de bu sanatın geleceğe taşınmasındaki en büyük umut.