İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan iş insanı Süleyman Çetinsaya, mahkemedeki çarpıcı ifadeleriyle duruşmaya damga vurdu. Çetinsaya, Boğaziçi İmar'daki güçlendirme ruhsatı sürecinde İBB danışmanı Yakup Öner'in yönlendirmesiyle 500 bin dolar rüşvetin 'yoksullara dağıtılacak market kartı' kılıfı altında talep edildiğini söyledi.
Rüşvet Talebi Nasıl Ortaya Çıktı?
Süleyman Çetinsaya, Boğaziçi İmar'a ait bir binanın güçlendirme ruhsatı için İBB'ye başvurduklarını, bu süreçte İBB danışmanı Yakup Öner ile muhatap olduklarını belirtti. Çetinsaya, Öner'in kendilerine 'yoksullara dağıtılacak market kartı' adı altında 500 bin dolar ödeme yapmaları gerektiğini ilettiğini öne sürdü. Çetinsaya, bu talebin ardından parayı elden teslim ettiğini ve karşılığında ruhsatın hızlandırıldığını iddia etti. Mahkeme heyeti, Çetinsaya'nın bu ifadelerini dikkatle dinledi.
İfadelerde Öne Çıkan Detaylar
Çetinsaya, savunmasında rüşvetin doğrudan nakit olarak istendiğini ancak kayıtlara geçmemesi için 'yardım kartı' bahanesinin kullanıldığını vurguladı. 'Yakup Öner bana, bu kartların ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağını söyledi. Ancak gerçekte böyle bir dağıtım yapılmadı. Para elden gitti.' ifadelerini kullandı. Çetinsaya, olayın ardından ruhsat sürecinin normalden çok daha hızlı ilerlediğini ve kendisinin de bu durumdan rahatsızlık duyduğunu belirtti. Ayrıca, İBB içinde başka isimlerin de bu tür taleplerde bulunduğunu duyduğunu ancak isim vermekten kaçındığını söyledi.
Davanın Arka Planı ve İBB'deki Rüşvet Ağı İddiaları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, İBB çevresinde örgütlü bir rüşvet ağının varlığını ortaya koymayı amaçlıyor. Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıklar, 'çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek' suçlamasıyla yargılanıyor. Davanın iddianamesinde, ihalelere fesat karıştırma, rüşvet ve görevi kötüye kullanma gibi suçlamalar yer alıyor. Çetinsaya'nın ifadeleri, iddianamenin önemli bir bölümünü oluşturan rüşvet iddialarına somut bir örnek teşkil ediyor. Daha önceki duruşmalarda bazı sanıklar suçlamaları reddederken, Çetinsaya'nın itiraf niteliğindeki sözleri dosyaya yeni bir boyut kazandırdı.
Uzmanlardan Değerlendirme
Hukuk uzmanları, Çetinsaya'nın ifadelerinin 'etkin pişmanlık' kapsamında değerlendirilebileceğini ve ceza indirimi alabileceğini belirtiyor. Ancak ifadelerin mahkeme tarafından delil olarak kabul edilmesi için başka kanıtlarla desteklenmesi gerekiyor. Öte yandan, İBB'den konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Dava süreci ilerledikçe İBB'deki rüşvet ağının daha fazla ismi ortaya çıkarabilir. Kamuoyu, bu davanın İstanbul yönetimindeki yolsuzluk iddialarını aydınlatmasını bekliyor.
Çetinsaya'nın ifadeleri, rüşvetin nasıl kılıf değiştirerek 'yardım' adı altında talep edildiğini gözler önüne seriyor. Bu tür uygulamalar, kamu kaynaklarının özel çıkarlar için nasıl kullanılabileceğini ve denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Dava, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.