Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde 69 yaşındaki Yaşar Başkır, yaklaşık 50 yıldır aynı seyyar arabayla çekirdek satarak geçimini sağlıyor. Alpullu Caddesi'nde yıllardır aynı noktada satış yapan Başkır, çekirdek satarak üç çocuğunu evlendirdiğini belirtti. Yarım asırlık emeğiyle ailesinin geçimini üstlenen Başkır, ilçenin simgesi haline geldi.
Yarım Asırlık Mesai: Sabahın Erken Saatlerinden Akşama Kadar
Yaşar Başkır, her sabah gün doğmadan tezgahının başına geçiyor. Alpullu Caddesi'ndeki sabit noktasında akşam saatlerine kadar çekirdek satan Başkır, yaz kış demeden işini sürdürüyor. 50 yıl boyunca aynı yerde satış yapmanın kendisine büyük bir müşteri kitlesi kazandırdığını ifade eden Başkır, "Bu cadde benim evim gibi oldu. Burada çekirdek satarak üç çocuğumu büyüttüm, evlendirdim. Onların mutluluğu benim en büyük kazancım" dedi.
İlk yıllarda seyyar arabasını iterek satış yaptığını, yıllar içinde düzenli bir tezgaha dönüştürdüğünü anlatan Başkır, işini severek yaptığını vurguluyor. Müşterilerinin çoğunun yıllardır kendisinden çekirdek aldığını, bazılarının çocuklarının da müşterisi olduğunu söylüyor. "Bu tezgah sayesinde iki kuşak müşterim oldu. Onların çocukları da gelip çekirdek alıyor. Bu benim için büyük bir mutluluk" diye konuştu.
İlçenin Simgesi Haline Geldi
Hayrabolu sakinleri için Yaşar Başkır, sadece bir çekirdek satıcısı değil, aynı zamanda ilçenin hafızası. Alpullu Caddesi'nde yıllardır aynı noktada duran seyyar arabası, ilçenin simgelerinden biri haline gelmiş durumda. Mahalle sakinleri, Başkır'ın dürüstlüğü ve güler yüzüyle tanındığını belirtiyor. Uzun yıllardır ondan çekirdek alan bir müşteri, "O burada olmasa cadde eksik kalır. Herkes onu tanır, sever. Çocukluğumuzdan beri ondan çekirdek alırız" ifadelerini kullandı.
Başkır, işini bırakmayı düşünmediğini, sağlığı elverdiği sürece tezgahının başında duracağını söylüyor. "Bu iş bana ekmek verdi, ailemi geçindirdim. Şimdi torunlarım var, onlara da harçlık çıkarıyorum. Çalışmak beni ayakta tutuyor" dedi.
Küçük Esnafın Zorlu Mücadelesi
Yaşar Başkır'ın hikayesi, Türkiye'deki küçük esnafın yıllara meydan okuyan direnişini de gözler önüne seriyor. Market zincirlerinin ve internet satışlarının arttığı bir dönemde, seyyar satıcılar hala ayakta kalmaya çalışıyor. Başkır, "Eskiden işler daha iyiydi. Şimdi her şey pahalandı, insanların alım gücü düştü. Ama yine de geçiniyoruz, şükür" diyor.
Uzmanlar, küçük esnafın ayakta kalmasının yerel ekonomi ve sosyal doku açısından önemli olduğunu belirtiyor. Hayrabolu gibi küçük ilçelerde esnafın aynı zamanda bir buluşma noktası işlevi gördüğünü vurguluyor. Başkır'ın 50 yıllık serüveni, bu geleneğin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Çocukları ve Torunlarıyla Gurur Duyuyor
Yaşar Başkır, üç çocuğunun da kendi ayakları üzerinde durduğunu, torunlarının olduğunu belirtiyor. "Onların mutluluğu için çalıştım. Şimdi hepsi evli, barklı. Ben de torunlarıma harçlık veriyorum" diyerek gururunu dile getiriyor. Eşiyle birlikte Hayrabolu'da mütevazı bir hayat süren Başkır, işine olan bağlılığını her fırsatta vurguluyor.
Başkır'ın hikayesi, sıradan bir esnafın azmi ve emeğiyle neler başarabileceğini gösteriyor. 50 yıl boyunca aynı yerde, aynı işi yaparak üç çocuğunu evlendirmek, onun için bir başarı hikayesi. "Herkesin bir hikayesi var. Benim hikayem de bu tezgah. Burada ekmek yedim, burada çocuklarımı büyüttüm. Allah'a şükürler olsun" diyor.
Hayrabolu'da hala her sabah tezgahını açan Yaşar Başkır, müşterilerine çekirdek satmaya devam ediyor. Onun bu azmi, çevresindekilere de ilham veriyor. İlçe sakinleri, Başkır'ın varlığının kendilerine güven verdiğini belirtiyor. 50 yıllık emeğin karşılığı olarak gördüğü saygı, onun en büyük motivasyon kaynağı.