Oklahoma'da işlemediği bir cinayet yüzünden 50 yıl hapis yatan ve bunun 2 yılını idam hücresinde geçiren Glynn Simmons, hukuk mücadelesini kazanarak ABD tarihinin en büyük adalet tazminatlarından birine imza attı. 70 yaşındaki Simmons, eyalet mahkemesinin kararıyla 7,15 milyon dolar tazminat almaya hak kazandı.
Bir ömür hapis, iki yıl idam bekleme
1974 yılında Oklahoma City'de bir markette yaşanan silahlı soygun ve cinayette suçlanan Glynn Simmons, davada tek tanık olan Carolyn Kelley'in ifadesiyle suçlu bulunmuştu. Kelley, polise olay yerinde iki siyahi erkek gördüğünü söylemiş, ancak yıllar sonra ifadesinin yanlış olduğunu itiraf etmişti. Buna rağmen Simmons 1975'te müebbet hapis cezasına çarptırıldı ve iki yılını idam hücresinde geçirdi. 1977'de ABD Yüksek Mahkemesi'nin idam cezalarına ilişkin bir kararı nedeniyle cezası müebbet hapse çevrildi.
Simmons, 2023 yılına kadar hapiste kaldı. Bu süreçte avukatları, 2016'da mahkemeye sundukları DNA kanıtlarıyla Simmons'un suçsuz olduğunu ispatladı. Ancak bürokratik engeller ve hukuki süreçler nedeniyle tahliyesi ancak 2023'te gerçekleşti.
Adalet yerini buldu
Oklahoma eyaleti, adaletin yanlış işlemesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararlar için Simmons'a 7,15 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Bu, ABD tarihinde bir kişiye ödenen en büyük tazminatlardan biri olarak kayıtlara geçti. Simmons, karar sonrası yaptığı açıklamada, "Paranın mutluluğu getireceğini sanmıyorum ama en azından adalet yerini buldu. Kaybettiğim yılları geri getiremez, ama bu karar başkalarının da başına gelmemesi için bir uyarı olur" dedi.
Oklahoma Valisi Kevin Stitt, tazminat kararını desteklediğini belirterek, "Adalet sistemi kusursuz değil. Hatalar yapıldığında bunu telafi etmek devletin sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. Simmons'un avukatları, bu kararın diğer benzer davalara emsal teşkil edebileceğini söyledi.
Yanlış mahkumiyetler ABD'de büyük sorun
ABD'de yanlış mahkumiyetler ciddi bir sorun olarak duruyor. National Registry of Exonerations verilerine göre, 1989'dan bu yana 3.000'den fazla kişi yanlış mahkumiyet sonucu hapis yattı ve daha sonra beraat etti. Bunlar arasında Simmons gibi onlarca yılını kaybeden çok sayıda kişi bulunuyor. Siyahiler, yanlış mahkumiyetlerde orantısız bir şekilde temsil ediliyor. Simmons'un davası, adalet sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekiyor: tanık ifadelerine aşırı güven, yetersiz hukuki temsil ve savcılık baskısı.
Oklahoma, son yıllarda yanlış mahkumiyet tazminatlarında öncü eyaletlerden biri haline geldi. 2019'da kabul edilen bir yasayla, yanlış mahkumiyet mağdurlarına yılda 175.000 dolara kadar tazminat ödenmesi sağlanıyor. Ancak Simmons'un aldığı miktar, yasa kapsamı dışında müzakere edildi.
Bu dava, adalet sisteminin sadece suçluları cezalandırmakla kalmayıp, masumları korumakla da yükümlü olduğunu hatırlatıyor. Simmons'un 50 yıllık mücadelesi, bir insanın hayatının geri kalanını kaybetmesinin bedelini tam olarak ölçmek mümkün olmasa da, en azından toplumsal vicdanın rahatlamasına katkıda bulundu.