İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 942'ye ulaştı. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 38 kişinin daha yaşamını yitirdiği bildirildi. Saldırılarda ayrıca 170 bin 133 kişi yaralandı. Enkaz altında hala binlerce ceset olduğu tahmin ediliyor.
Ekonomik yıkımın boyutları büyüyor
Savaşın başlamasıyla birlikte Gazze ekonomisi neredeyse tamamen çöktü. Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze Şeridi'ndeki konutların yüzde 60'ından fazlası kullanılamaz hale geldi. Tarım alanları ve su kaynakları büyük ölçüde tahrip oldu. Elektrik ve yakıt kesintileri nedeniyle üretim durma noktasına geldi. İşsizlik oranı yüzde 80'in üzerine çıkarken, gıda fiyatları üç katına yükseldi. İsrail'in gıda, ilaç ve inşaat malzemelerinin girişine getirdiği kısıtlamalar, bölgede kıtlık riskini artırdı. BM, Gazze nüfusunun yüzde 90'ının ciddi gıda güvensizliği çektiğini açıkladı.
Sağlık sistemi çöktü
Saldırılar nedeniyle 36 hastaneden sadece 10'u kısmen çalışır durumda. Sağlık Bakanlığı, 890 sağlık çalışanının öldürüldüğünü, 137 ambulansın imha edildiğini duyurdu. Ayrıca bölgedeki ilaç ve tıbbi malzeme stokları tükenmek üzere. Dünya Sağlık Örgütü, salgın hastalık riskinin arttığı uyarısında bulundu. Özellikle çocuklarda yetersiz beslenme oranı alarm veriyor.
Uluslararası tepkiler ve maliyet
Birleşmiş Milletler, savaşın Gazze'de 18,5 milyar dolarlık altyapı hasarına yol açtığını tahmin ediyor. Yeniden inşa maliyetinin ise 40-50 milyar doları bulacağı belirtiliyor. Birçok ülke ve insani yardım kuruluşu, ateşkes çağrılarını yinelerken, İsrail harekâtın devam edeceğini açıkladı. Türkiye, Mısır ve Katar arabuluculuk çabalarını sürdürüyor ancak kalıcı bir ateşkese henüz ulaşılamadı.
Gazze'deki bu insani dram, sadece can kaybıyla sınırlı kalmıyor; bölgenin ekonomik ve sosyal dokusu da derin yaralar alıyor. Savaşın sona ermesi durumunda bile, Gazze'nin yeniden imarı ve ekonomik toparlanması yıllar alabilir. Uluslararası toplumun acil ve etkili müdahalesi olmadığı takdirde, bölgede daha büyük bir kriz kaçınılmaz görünüyor.