İzmir'in Menemen ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki Canan Urhan, 40'lı yaşlarına kadar ev kadını olarak yaşamını sürdürürken, 21 yıl önce oğlunu ziyaret için gittiği Fransa'da peynir yapımına ilgi duydu. Fransa'da peynir yapım teknikleri üzerine eğitim alan Urhan, Fransız tekniğini Türk damak tadıyla harmanlayarak kendi markasını kurdu. Ürettiği özgün peynirler, kısa sürede yerli ve yabancı müşterilerin beğenisini kazandı.
Fransa'da başlayan merak, İzmir'de markaya dönüştü
Canan Urhan, 2002 yılında oğlunu ziyaret etmek için gittiği Fransa'da peynir çeşitliliğinden etkilendi. Fransız mutfağının vazgeçilmezi olan peynirlerin yapım sürecini merak eden Urhan, bölgedeki peynir üreticilerini ziyaret ederek bilgi topladı. Daha sonra Fransa'da peynir yapımı üzerine eğitim aldı. Aldığı eğitimle yetinmeyen Urhan, Türkiye'ye döndükten sonra da araştırmalarını sürdürdü ve kendi mutfağında denemeler yapmaya başladı.
Urhan, başlangıçta ailesi ve yakın çevresi için peynir üretirken, aldığı olumlu geri dönüşler onu ticari üretime yönlendirdi. Menemen'de kurduğu küçük atölyede, Fransız peynir yapım tekniklerini kullanarak Türk damak tadına uygun peynirler üretmeye başladı. Özellikle beyaz peynir, kaşar ve tulum gibi geleneksel Türk peynirlerini Fransız yöntemleriyle harmanlayarak farklı lezzetler elde etti.
Yabancıların gözdesi oldu
Canan Urhan'ın ürettiği peynirler, kısa sürede İzmir ve çevresinde tanınmaya başladı. Yerli müşterilerin yanı sıra özellikle Fransa, İtalya ve Yunanistan'dan gelen yabancı turistlerin ilgisini çekti. Urhan, "Fransa'da öğrendiğim teknikleri kendi yöntemlerimle birleştirerek özgün lezzetler yaratıyorum. Yabancı misafirlerimiz, kendi ülkelerindeki peynirlere benzer tatlar bulduklarını söylüyor. Bu da beni çok mutlu ediyor" dedi.
Ürünlerini önce çevresindeki esnafa ve pazarlarda satmaya başlayan Urhan, zamanla talebin artması üzerine kendi markasını kurdu. Şimdi 62 yaşında olan Urhan, hâlâ aynı tutkuyla peynir üretmeye devam ediyor. Küçük atölyesinde günde ortalama 50-60 kilogram peynir üreten Urhan, siparişleri yetiştirmekte zaman zaman zorlanıyor.
“Ev kadınlığından girişimciliğe”
Canan Urhan'ın hikâyesi, ev kadınlarının girişimcilik potansiyelini gözler önüne seriyor. 40'lı yaşlarına kadar ev kadını olarak yaşamını sürdüren Urhan, edindiği bir merak sayesinde kendi işinin patronu oldu. Urhan, "Ev kadını olmak hayallerinizin peşinden gitmenize engel değil. Yeter ki inanın ve çalışın. Ben 40 yaşından sonra yeni bir meslek edindim ve şimdi kendi markamla üretim yapıyorum" diye konuştu.
Uzmanlar, Urhan'ın hikâyesinin özellikle kadın girişimciliği açısından önemli bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor. Türkiye'de son yıllarda kadın girişimcilerin sayısı artsa da, özellikle kırsal kesimde ve ileri yaşlarda kadınların iş kurma oranı hâlâ düşük. Urhan'ın başarısı, bu konuda ilham verici bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Menemen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, Urhan'ın üretiminin ilçe ekonomisine katkı sağladığını ve yerel ürünlerin markalaşması açısından önemli olduğunu ifade etti. Yetkililer, benzer girişimlerin desteklenmesi için çeşitli hibe ve eğitim programlarının bulunduğunu hatırlattı.
Peynir çeşitliliği ve üretim süreci
Canan Urhan, atölyesinde 10'un üzerinde farklı peynir çeşidi üretiyor. Bunlar arasında Fransız usulü yumuşak peynirler, keçi peyniri, otlu peynir ve klasik beyaz peynir yer alıyor. Urhan, üretimde tamamen doğal yöntemler kullandığını, katkı maddesi ve koruyucu madde kullanmadığını vurguluyor. Sütü, çevredeki üreticilerden günlük olarak temin ediyor.
Peynir yapım süreci, Urhan için bir sanat gibi. Sabah erken saatlerde başlayan üretim, akşam geç saatlere kadar sürüyor. Urhan, "Her peynirin kendine has bir mayalanma süresi ve dinlendirme koşulu var. Bu süreçleri doğru yönetmek için büyük özen gösteriyorum. Aceleyle yapılan peynir asla istenen lezzeti vermez" diyor.
Gelecek planları
Canan Urhan, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmayı ve daha fazla kişiye ulaşmayı hedefliyor. Ayrıca, gençlere ve kadınlara yönelik peynir yapımı kursları düzenlemeyi planlıyor. Urhan, "Bilgi ve deneyimlerimi paylaşmaktan mutluluk duyarım. İsteyen herkese kapım açık. Yeter ki öğrenmeye ve üretmeye istekli olsunlar" diye ekliyor.
Urhan'ın hikâyesi, bir hobiden doğan iş fikrinin nasıl başarılı bir markaya dönüşebileceğinin somut bir örneği. 62 yaşındaki girişimci, azmi ve kararlılığıyla çevresine ilham veriyor. Menemen'de küçük bir atölyede başlayan bu yolculuk, şimdi yurt dışına kadar uzanan bir lezzet hikâyesine dönüşmüş durumda.