4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü'nde Türkiye'nin İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Adana gibi pek çok ilinde hayvanseverler meydanlarda toplanarak sokak hayvanlarına yönelik son düzenlemeleri protesto etti. Hayvan hakları savunucuları, 2024 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda 'katliam yasası' olarak bilinen Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki değişikliklerin sokak hayvanlarını hedef aldığını belirterek barınaklardaki kötü koşullara ve artan ölümlere dikkat çekti. Protestolar barışçıl sloganlar ve pankartlarla gerçekleşti.
Protestoların Nedeni: 'Katliam Yasası' Olarak Anılan Düzenleme
Hayvanseverler, 2024'te kabul edilen ve sokak hayvanlarının toplatılmasını, barınaklarda tutulmasını ve uyutulmasını kolaylaştıran yasa değişikliğini 'katliam yasası' olarak nitelendiriyor. Yasa, özellikle saldırgan veya tedavi edilemez hayvanların uyutulmasına olanak tanırken, belediyelere barınaklarda kapasite artırımı için süre tanıyor. Hayvan hakları örgütleri, barınaklarda yeterli bakım sağlanmadığını, hayvanların açlık, hastalık ve kötü muamele nedeniyle öldüğünü savunuyor. Protestocular, yasanın geri çekilmesini ve kısırlaştırma, aşılama gibi çağdaş yöntemlerle sokak hayvanı sorununun çözülmesini talep ediyor.
Meydanlarda Birleşen Sesler
İstanbul'da Kadıköy ve Beşiktaş'ta düzenlenen eylemlerde binlerce kişi bir araya geldi. Hayvanseverler, 'Yaşam Hakkı İhlal Edilemez', 'Uyutma Değil, Yaşatma' yazılı pankartlar taşıdı. Ankara'da Kızılay Meydanı'nda toplanan grup, barınaklardaki ölüm oranlarına ilişkin istatistikleri paylaşarak yetkilileri göreve çağırdı. İzmir'de ise Gündoğdu Meydanı'nda yapılan basın açıklamasında, son bir yılda barınaklarda binlerce hayvanın hayatını kaybettiği iddia edildi. Protestolara siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve ünlü isimler de destek verdi. Polis, eylemlerde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını bildirdi.
Hayvan Hakları Savunucularının Talepleri
Hayvanseverler, taleplerini şu başlıklar altında sıralıyor:
- Yasanın derhal geri çekilmesi ve sokak hayvanlarının öldürülmesinin yasaklanması,
- Barınak koşullarının iyileştirilmesi, kapasite artırımı ve denetimlerin sıklaştırılması,
- Kısırlaştırma, aşılama ve tedavi hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
- Hayvan hakları ihlallerine karşı etkin yaptırımların uygulanması,
- Yerel yönetimlerin hayvan dostu politikalar geliştirmesi.
Savunucular, sokak hayvanlarının sorununun ancak eğitim, bilinçlendirme ve kaynak aktarımıyla çözülebileceğini vurguluyor.
Yetkililerden Açıklamalar ve Barınak Gerçekleri
Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, yasanın amacının sokak hayvanlarının sayısını kontrol altına almak ve halk sağlığını korumak olduğunu savunuyor. Bakanlık, barınakların standartlara uygun hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtiyor. Ancak hayvan hakları örgütleri, barınaklarda yeterli veteriner hekim, gıda ve barınma imkânı olmadığını, hayvanların toplu halde tutulduğu alanlarda salgın hastalıkların arttığını raporluyor. Bağımsız gözlemciler, bazı barınaklarda ölüm oranlarının yüzde 50'yi aştığını öne sürüyor. Bu iddialar karşısında denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrıları yükseliyor.
Toplumsal Tepki ve Gelecek
4 Ekim'deki protestolar, hayvan hakları hareketinin toplumsal tabanının genişlediğini gösteriyor. Sosyal medyada da geniş yankı bulan eylemler, birçok ünlü ve siyasetçi tarafından desteklendi. Hayvanseverler, yasanın değiştirilmesi için imza kampanyaları düzenliyor ve yargı yoluna başvuruyor. Önümüzdeki günlerde konunun Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Kamuoyu baskısının artması, sokak hayvanları politikalarında daha insani bir yaklaşımın benimsenmesi yönünde umut veriyor. Ancak barınaklardaki acil sorunların çözülmesi için somut adımların hızla atılması gerekiyor. Hayvan hakları savunucuları, mücadelelerinin süreceğini ve her 4 Ekim'de seslerini daha güçlü duyuracaklarını ifade ediyor. Toplumun geniş kesimlerinin desteğini arkasına alan hareket, önümüzdeki dönemde siyasi karar alıcılar üzerindeki baskısını artırmayı hedefliyor.