34 yıllık çocuk özleminin ardından tüp bebek tedavisiyle evlat sahibi olan Abuzer ve Zeynep Doğan çifti, yaşadıkları dolandırıcılık olayıyla sarsıldı. Çiftin, yıllarca aynı mahallede yaşayan bir komşuları tarafından sürekli olarak istismar edildiği ve çeşitli bahanelerle para alınarak dolandırıldığı ortaya çıktı. Sosyal medyada hikâyeleri geniş yankı uyandıran çift, yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek adalet arayışına girdi.
Çiftin Mutsuzluğu ve Umut Yolculuğu
Yaklaşık 34 yıl boyunca evlat sahibi olmak için çeşitli tedavi yöntemleri deneyen Doğan çifti, tüp bebek tedavisi sonucunda bir bebek sahibi olmanın mutluluğunu yaşadı. Ancak bu mutluluk kısa sürdü. Çift, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından çevrelerindeki bazı kişilerin yardım teklifleriyle karşılaştı. Bu tekliflerin başında gelen ve aynı mahallede yaşayan bir komşuları, çifte sürekli olarak çeşitli masraflar için para talep etti. Zamanla bu taleplerin bir dolandırıcılık olduğu anlaşıldı.
Dolandırıcılık Yıllarca Sürmüş
Mahalle sakinleri arasında güven duyulan bir kişi olduğu belirtilen dolandırıcı, çiftin çocuk sahibi olma sürecinde ve sonrasında kendisini yakın bir dost gibi göstererek sürekli olarak maddi taleplerde bulundu. Abuzer ve Zeynep Doğan, bu kişinin kendilerine yardımcı olacağına inanarak birçok kez para verdi. Ancak yapılan araştırmalarda, dolandırıcının bu paraları kendi kişisel harcamalarında kullandığı tespit edildi. Çiftin toplamda yüz binlerce lira dolandırıldığı ileri sürülüyor.
Emniyet ve Adli Süreç Başladı
Dolandırıcılık olayının ortaya çıkmasının ardından Doğan çifti, hemen polis karakoluna giderek şikâyetçi oldu. Emniyet ekipleri, dolandırıcı hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Dolandırıcının kimliği belirlenirken, çiftin avukatı tarafından da hukuki süreç başlatıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan avukat, müvekkillerinin uzun yıllar boyunca bu kişi tarafından sürekli olarak mağdur edildiğini ve bu durumun psikolojik olarak da çifti zor durumda bıraktığını belirtti.
Sosyal Medyada Büyük Yankı
Doğan çiftinin yaşadığı bu olay, sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Binlerce kullanıcı, çifte destek mesajları yayınlarken, dolandırıcının en kısa sürede cezalandırılması çağrısında bulundu. Bazı sivil toplum kuruluşları da çiftin yaşadığı mağduriyetin takipçisi olacaklarını ifade etti. Kimi kullanıcılar, benzer olayların yaşanmaması için vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar Dikkat Çekiyor: Empati ve Güven İstismarı
Uzman psikologlar, bu tür olayların özellikle uzun süredir çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin üzerinde yaratılan duygusal boşluğun istismar edilmesiyle gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Psikolog Dr. Emre Yılmaz, "Bu tür dolandırıcılar, çiftlerin en savunmasız anlarını kullanarak güven inşa ederler. Uzun bir süre boyunca yardım ettiklerini düşündürerek maddi çıkar sağlarlar" dedi. Ayrıca, çiftlerin bu tür durumlarda mutlaka güvendikleri bir aile büyüğü ya da bir avukattan yardım almaları gerektiğini önerdi.
Mağdur İddiaları ve Hukuki Sonuçlar
Dolandırıcının, Abuzer ve Zeynep Doğan'dan aldığı paraların yanı sıra, zaman zaman sahte belgeler göstererek ek ödemeler de aldığı iddia ediliyor. Çift, bu paradan toplamda 500 bin lirayı aşkın bir meblağ kaybettiğini beyan etti. Savcılık, olayla ilgili ifadeler alırken, dolandırıcının tutuklanması bekleniyor. Yapılan soruşturma kapsamında, dolandırıcının başka kişileri de mağdur edip etmediği araştırılıyor.
Yasal Uyarı ve Önlemler
Yetkililer, vatandaşların bu tür dolandırıcılık olaylarına maruz kalmamaları için dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle tüp bebek gibi özel sağlık süreçlerinde, maddi yardım ve destek vaatlerine karşı şüpheci yaklaşılması önem taşıyor. Ayrıca, kesinlikle tanınmayan kişilere para verilmemesi ve gerekli durumlarda resmi kanallar aracılığıyla yardım alınması gerektiği vurgulanıyor.
Bu olay, toplumda güven duygusunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Doğan çifti, yaşadıkları dolandırıcılığın acısını hâlâ üzerlerinde hissederken, adaletin tecelli etmesini bekliyor. Olayın, benzer durumdaki diğer ailelere de bir uyarı niteliği taşıması ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi için kamuoyunun dikkatli olması temenni ediliyor.