Bursa'da 33 yıldır sahaflık yapan 56 yaşındaki Mehmet Sami Kaynar, 45 metrekarelik dükkanında 35 bin kitap barındırıyor. Bir dönem öğrencilerin ve araştırmacıların uğrak noktası olan sahaflar, dijitalleşme ve değişen okuma alışkanlıkları nedeniyle eski canlılığını yitirmiş durumda. Kaynar, "Artık kitabı bulmak kolay, satmak zor" diyerek sektörün yaşadığı dönüşümü özetliyor.
Sahaflıkta 33 Yıl: 35 Bin Kitap Bir Arada
Mehmet Sami Kaynar, 1990'lı yılların başından bu yana Bursa'da sahaflık yapıyor. 45 metrekarelik dükkanında farklı dönemlere ve alanlara ait 35 bin kitap bulunuyor. Kaynar'ın arşivinde edebiyat, tarih, felsefe, siyaset, bilim ve sanat gibi geniş bir yelpazede eserler yer alıyor. Özellikle Cumhuriyet dönemi yayınları, Osmanlıca kitaplar ve ilk baskı eserler koleksiyonunun öne çıkan parçaları arasında.
Kaynar, sahaflığa başladığı yıllarda kitap bulmanın zor, satmanın ise görece kolay olduğunu belirtiyor. "Eskiden müşteriler belirli bir kitabı arar, biz de onu bulmak için haftalarca uğraşırdık. Şimdi internet sayesinde her kitaba saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Ancak bu durum, sahaf dükkanlarına olan ilgiyi azalttı" diyor. Dijital platformlar ve ikinci el kitap satış siteleri, sahafların müşteri kitlesini önemli ölçüde eritti.
Pandemi Sonrası Değişen Okuma Alışkanlıkları
Kaynar, pandemi döneminde kitap satışlarının bir miktar arttığını, ancak sonrasında ciddi bir düşüş yaşandığını ifade ediyor. "İnsanlar evde kaldıkları dönemde kitaba yöneldi, fakat normalleşmeyle birlikte bu ilgi azaldı. Şimdi ise hem gençler hem de eski müşterilerimiz dükkanlara uğramıyor" diye konuşuyor. Özellikle üniversite öğrencilerinin artık basılı kaynak yerine dijital kaynakları tercih ettiğini vurguluyor.
Sahaflık mesleğinin geleceği konusunda endişeli olan Kaynar, "Bizim dükkanlarımız sadece kitap satılan yerler değil, aynı zamanda bir kültür mirasıdır. Bu mekanlar kapanırsa, geçmişten geleceğe köprü kuracak mekanlar da yok olur" diyor. Bursa'da bir zamanlar onlarca sahaf dükkanı bulunurken, bugün ayakta kalmaya çalışan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.
Siyasi ve Ekonomik Faktörler
Kitap satışlarındaki düşüşte ekonomik koşulların da etkisi büyük. Artan maliyetler, kira ve vergi yükleri, sahafların işletme giderlerini karşılamasını zorlaştırıyor. Kaynar, "Kiralar ve faturalar her yıl artıyor, ancak kitap satışları aynı oranda artmıyor. Bu durum bizi ticari olarak zorluyor" diyor. Ayrıca, kağıt fiyatlarındaki artış yeni kitap basım maliyetlerini yükseltirken, ikinci el kitap fiyatları da doğal olarak etkileniyor.
Siyasi iktidarın eğitim ve kültür politikaları da sahafları dolaylı olarak etkiliyor. Son yıllarda okuma oranlarını artırmaya yönelik kampanyalar düzenlense de, bu kampanyaların çoğu yeni kitap satın alımını teşvik ediyor; ikinci el kitap sektörü bu desteklerden yeterince faydalanamıyor. Kaynar, "Devlet destekleri daha çok yayınevlerine ve yeni kitap satışına yönelik. Sahaflar olarak bizler bu desteklerin dışında kalıyoruz" diyerek sitem ediyor.
Gelecek Perspektifi: Sahaflar Ayakta Kalabilecek Mi?
Mehmet Sami Kaynar'a göre sahafların ayakta kalması için hem yerel yönetimlerin hem de merkezi hükümetin adım atması gerekiyor. "Belediyeler sahaf çarşıları kurabilir, kiralar düşürülebilir. Ayrıca okullarda sahaflara yönelik farkındalık programları düzenlenebilir" önerilerinde bulunuyor. Kaynar, kendisi gibi birçok sahabın mesleği bırakma noktasına geldiğini, ancak kitap sevgisinden vazgeçemediğini söylüyor.
Uzmanlar, dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu, ancak sahafların kültürel değerinin korunması gerektiğini belirtiyor. Sahaflar, sadece ticari işletmeler değil; aynı zamanda şehrin hafızasını, geçmişin izlerini taşıyan mekanlar olarak görülüyor. Bursa'da 33 yıldır ayakta kalan Kaynar'ın dükkanı, bu mirasın son temsilcilerinden biri. Eğer gerekli önlemler alınmazsa, önümüzdeki yıllarda sahafların tamamen kapanması riski bulunuyor.
Sonuç olarak, sahaflık mesleği ekonomik ve teknolojik baskılar altında direniyor. Kitap bulmanın kolaylaştığı ancak satmanın zorlaştığı bir dönemde, sahafların geleceği belirsizliğini koruyor. Mehmet Sami Kaynar gibi isimler, mesleklerini sürdürebilmek için daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor.