Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 28 Mayıs 2023'te kazandığı seçim zaferi, Türkiye'nin savunma sanayiinden enerjiye, dış politikadan sanayiye kadar birçok stratejik alanda attığı adımlarla 'asrın projeleri'nin mührü haline geldi. Seçimle başlayan yeni dönemde Konya'da dünyanın en büyük SAR (sentetik açıklıklı radar) uydusu olan İMECE'nin uzaya gönderilmesi, Akkuyu Nükleer Santrali'nin faaliyete geçmesi ve İstanbul Kanal Projesi'nin ihalesinin yapılması gibi önemli hamleler hayata geçirildi. Türkiye, bu hamlelerle sadece bölgesel değil, küresel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Savunma sanayiinde yerli üretim hamlesi
Seçim sonrası ilk dönemde savunma sanayiinde atılan adımlar dikkat çekti. Milli muharip uçak KAAN'ın ilk uçuşu, Bayraktar TB3'ün testleri ve MİLGEM projesi kapsamında yeni gemilerin denize indirilmesi, Türkiye'nin savunmadaki bağımsızlığını pekiştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla savunma ihracatında 2023 yılı sonu itibarıyla 5 milyar dolar hedefine ulaşıldı. ASELSAN ve TAI'nin yürüttüğü projelerle yurt dışı bağımlılığı azalırken, NATO standartlarında yeni sistemler envantere girdi.
Enerji alanında stratejik dönüşüm
28 Mayıs sonrası enerji sektöründe de dev adımlar atıldı. Akkuyu Nükleer Santrali'nin ilk reaktörünün devreye alınması, İstanbul için doğalgaz depolama kapasitesinin artırılması ve Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'ndan ilk gazın karaya çıkarılması, enerji arz güvenliğini sağlamlaştırdı. Enerji Bakanlığı verilerine göre, 2023 sonu itibarıyla yerli ve yenilenebilir enerjinin payı yüzde 54'e ulaştı. Ayrıca, Türkiye'nin enerji terminali haline gelmesi için doğalgaz anlaşmaları yapıldı.
Dış politikada aktif diplomasi
Seçimlerin ardından Türk dış politikasında büyük hamleler yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma ve körfez ülkelerine yaptığı ziyaretler, bölgesel krizlerde arabuluculuk rolünü güçlendirdi. Libya ve Somali ile yapılan deniz yetki alanı anlaşmaları, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin elini güçlendirdi. AB ile ilişkilerde göç ve ekonomi temelli diyalog artarken, Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridoru anlaşması yenilendi. Suriye'de normalleşme adımları da bu dönemde hız kazandı.
Sanayi ve altyapıda mega projeler
28 Mayıs'ın ekonomiye yansıması, yatırım ve proje odaklı oldu. İstanbul Kanal Projesi'nin ilk ihalesi yapılırken, İzmir'de yeni bir rafineri, Bursa'da elektrikli araç batarya fabrikası için temel atıldı. Otoyol ve köprü projeleri artırılırken, Konya'da yüksek hızlı tren hattı uzatıldı. Savunma ve enerjideki atılımların sanayi üretimine katkısı, ihracatın 255 milyar dolara yükselmesiyle kendini gösterdi. İşsizlik oranı yüzde 9,5'e gerilerken enflasyonla mücadelede yeni para politikası araçları devreye sokuldu.
Bu gelişmeler ışığında, 28 Mayıs seçimi sadece bir zafer değil, aynı zamanda Türkiye'nin 'asrın projeleri'ni hayata geçirme vizyonunun start noktası oldu. Uzmanlar, atılan adımların uzun vadeli etkilerinin 2024 ve sonrasında daha net görüleceğini ifade ediyor. Siyasi istikrarın yatırım iklimine olumlu yansımaları, ülkenin jeopolitik önemini artırırken, yerli üretim ve teknoloji hamleleri Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu güçlendiriyor.