27 Mayıs 1960'ta Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup subay, seçilmiş hükümeti devirerek Türkiye'nin demokrasi tarihine kara bir leke sürdü. Demokrat Parti iktidarına son veren darbe, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idamıyla sonuçlandı. Olayın üzerinden 66 yıl geçmesine rağmen, 27 Mayıs'ın acısı ve tartışmaları hâlâ canlılığını koruyor. Bu darbe, Türkiye'de demokrasinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.
Darbenin Arka Planı ve Sebepleri
1950'de iktidara gelen Demokrat Parti, on yıl boyunca ülkeyi yönetti. Ancak 1950'lerin sonlarına doğru artan ekonomik sıkıntılar, siyasi kutuplaşma ve baskıcı uygulamalar toplumsal huzursuzluğu artırdı. Muhalefet, basın ve üniversiteler üzerindeki baskılar, darbeye zemin hazırladı. Ordu içindeki bazı subaylar, hükümetin otoriterleştiğini öne sürerek darbe hazırlıklarına başladı. 27 Mayıs sabahı radyodan yapılan açıklamayla yönetime el konulduğu duyuruldu. Darbeyi yöneten Milli Birlik Komitesi, hükümeti feshetti ve tüm siyasi faaliyetleri askıya aldı.
Yassıada Yargılamaları ve İdamlar
Darbe sonrası Demokrat Parti yöneticileri Yassıada'da kurulan olağanüstü mahkemede yargılandı. Duruşmalar adil yargılanma ilkelerinden uzak, kamuoyu baskısı altında gerçekleşti. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idama mahkûm edildi. 16 Eylül 1961'de Zorlu ve Polatkan, 17 Eylül 1961'de ise Menderes idam edildi. Bu idamlar, Türk demokrasisine vurulan en büyük darbelerden biri olarak tarihe geçti. Menderes'in idamından önce yaptığı savunma, hâlâ hafızalardadır.
Toplumsal ve Siyasi Etkileri
27 Mayıs, Türkiye'de askeri vesayet dönemini başlattı. Darbe sonrası hazırlanan 1961 Anayasası ile ordunun siyasetteki ağırlığı arttırıldı. Milli Birlik Komitesi, bir yıl boyunca ülkeyi yönetti ve ardından seçimlere gidildi. Ancak darbe, toplumda derin izler bıraktı; sağ-sol çatışmalarını körükledi ve ekonomik istikrarsızlığa yol açtı. Ayrıca, her darbenin bir öncekini meşrulaştırdığı bir sarmala girildi. 27 Mayıs, Türkiye'nin demokrasiyle imtihanında bir kırılma noktası oldu.
66 Yıl Sonra 27 Mayıs
Aradan geçen 66 yıla rağmen 27 Mayıs, Türkiye'nin siyasi hafızasında tazeliğini koruyor. Demokrat Parti'nin mirasçıları, her yıl dönümünde Menderes ve arkadaşlarını anıyor. Tartışmalar, darbelerin demokrasiye verdiği zararı ve millet iradesine saygının önemini vurguluyor. 27 Mayıs, seçilmiş iktidarların askeri müdahalelerle nasıl alaşağı edilebileceğinin acı bir örneği olarak ders niteliğinde. Bugün hâlâ, demokrasinin korunması ve vesayet odaklarına karşı uyanık olunması gerektiği mesajını veriyor.