Türkiye'de kişi başına yılda ortalama 7 kilogram çay tüketilirken, bu miktar yaklaşık 245 milyon bardak çaya denk geliyor. Perakende sektörünün önde gelen isimlerinden Ekmel Baydur, Türkiye'deki yüksek çay tüketimine dikkat çekerek, coğrafi işaretli çay üretimini desteklemek amacıyla başlattıkları projeyi duyurdu. Baydur, bu kapsamda coğrafi işaretli çayları kendi markalarıyla satışa sunan ilk perakendeci olduklarını belirtti. Pilot çalışması 1.5 yıldır devam eden projeyle hem verimi artırmayı hem de çay üreticilerine taban fiyatın üzerinde ek destek sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Coğrafi işaretli çaylara yeni bir soluk
Baydur, Türk çayının dünya standartlarında hak ettiği yeri alması için kalite odaklı bir dönüşüm şart olduğunu vurguladı. Bu kapsamda, Rize ve Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki coğrafi işaretli çay üreticileriyle iş birliği yaptıklarını açıkladı. Proje sayesinde çay bahçelerinde modern tarım teknikleri kullanılarak verimlilik artırılacak, aynı zamanda üreticilere sürdürülebilir bir gelir modeli sunulacak. Baydur, "Amacımız sadece kaliteli çayı raflara taşımak değil, aynı zamanda üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak. Taban fiyata ek olarak verdiğimiz destekle, çay üreticisinin yüzünü güldürmek istiyoruz" dedi.
Pilot bölgede ilk sonuçlar olumlu
Pilot çalışma kapsamında seçilen 300 dönümlük bir alanda, geleneksel yöntemlerin yanı sıra damla sulama ve organik gübreleme gibi uygulamalar hayata geçirildi. İlk hasat döneminde verimde yüzde 20 artış kaydedilirken, çayın kalite parametrelerinde de belirgin iyileşme gözlendi. Baydur, bu sonuçların ardından projeyi önümüzdeki yıl 2 bin dönüme çıkarmayı planladıklarını söyledi. Projeye dahil olan üreticiler ise memnuniyetlerini dile getirerek, "Bu destek sayesinde çay bahçemize daha fazla yatırım yapabiliyoruz. Ürünümüzün markalaşması bizi gururlandırıyor" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, Türkiye'deki çay üretiminin büyük bir kısmının küçük aile işletmeleri tarafından yapıldığını belirtiyor. Bu işletmelerin ayakta kalabilmesi için kaliteye dayalı bir fiyatlandırma mekanizmasının önemine dikkat çekiyor. Coğrafi işaret tescili, ürünün bölgeye özgü özelliklerini garanti altına alırken, tüketici nezdinde de güven oluşturuyor. Ancak coğrafi işaretli ürünlerin perakendeciler tarafından yeterince desteklenmediği sıkça eleştirilen bir konu. Baydur'un bu girişimi, sektörde yeni bir modelin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Projenin en dikkat çeken yanı, perakendeci firmanın sadece bir satıcı değil, aynı zamanda üretim sürecine aktif olarak katılması. Firma, çay üreticilerine teknik destek sağlamanın yanı sıra, ürünlerin paketlenmesinden pazarlanmasına kadar tüm süreci yönetiyor. Bu entegre yapı, hem maliyetleri düşürüyor hem de kalite kontrolünü kolaylaştırıyor. Baydur, "Biz sadece bir perakendeci değiliz, aynı zamanda bir çözüm ortağıyız. Çay üreticisi ile tüketici arasında bir köprü kuruyoruz" şeklinde konuştu.
Son olarak, Ekmel Baydur, projenin sadece ekonomik değil sosyal etkilerine de değindi. Kırsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlayan bu model, gençlerin tarıma ilgisini artırmayı da hedefliyor. Baydur, "Çay bahçelerinde çalışanların yaş ortalaması oldukça yüksek. Gençleri bu sektöre çekebilmek için cazip gelir fırsatları sunmalıyız. Biz de bu projeyle gençlere umut vermek istiyoruz" dedi.