24 yıl önce 'Yoksulluk, Yolsuzluk, Yasaklara Son' sloganıyla iktidara gelen AKP'nin vaatleri, bugün Türkiye'nin en çok tartışılan konuları arasında. 2002'de iktidara gelen parti, o dönemki seçim propagandasında yoksullukla mücadele, yolsuzlukla mücadele ve yasakların kaldırılması sözü vermişti. Aradan geçen sürede bu üç başlıkta önemli gelişmeler yaşansa da, vaatlerin ne kadarının gerçekleştiği hala tartışmalı. Ekonomik veriler, yolsuzluk iddiaları ve devam eden yasaklar, 3Y'nin akıbetini sorgulatıyor.
Yoksullukla Mücadele: Rakamlar Ne Söylüyor?
2002 yılında Türkiye'de yoksulluk oranı %27 civarındaydı. AKP iktidarı, sosyal yardımlar ve ekonomik büyüme ile bu oranı düşürmeyi hedefledi. İlk yıllarda kaydedilen ekonomik büyüme ve enflasyonun düşmesi, yoksulluk oranında azalma sağladı. TÜİK verilerine göre 2010'lu yıllarda yoksulluk oranı %10'un altına geriledi. Ancak son yıllarda artan enflasyon ve ekonomik dalgalanmalar, yoksulluğu yeniden gündeme taşıdı. Özellikle 2018 sonrası yaşanan kur krizleri, pandemi ve deprem felaketleri, hane halkı gelirlerini olumsuz etkiledi. Gıda enflasyonundaki yükseliş, dar gelirli vatandaşların alım gücünü düşürdü. Sosyal yardımların kapsamı genişlese de, yoksulluk sınırı altında yaşayan nüfusun arttığı yönünde araştırmalar var. Bağımsız kuruluşların raporlarına göre, Türkiye'de yoksulluk ve gelir eşitsizliği son yıllarda yeniden yükselişte.
Yolsuzlukla Mücadele: İddialar ve Gerçekler
AKP'nin iktidara geldiğinde en önemli vaatlerinden biri yolsuzlukla mücadeleydi. Parti, 'Yolsuzlukların üzerine gideceğiz' diyerek kamu kaynaklarının daha şeffaf yönetileceğini söylemişti. İlk yıllarda bazı yolsuzluk davaları açıldı ve kamu ihalelerinde düzenlemeler yapıldı. Ancak 17-25 Aralık 2013'teki yolsuzluk operasyonları, hükümetin yolsuzlukla mücadele konusundaki tutumunu sorgulattı. Operasyonların 'darbe girişimi' olarak nitelendirilmesi ve ardından gelen tasfiyeler, yolsuzluk iddialarının üzerinin örtüldüğü eleştirilerini beraberinde getirdi. Uluslararası şeffaflık kuruluşlarının yolsuzluk algı endeksinde Türkiye'nin sıralaması yıllar içinde geriledi. Kamu ihalelerinde rekabetin azaldığı, liyakat yerine sadakatin öne çıktığı yönünde yaygın bir kanaat oluştu. Muhalefet, iktidarın yolsuzlukla mücadelede samimi olmadığını savunuyor.
Yasaklar: Kaldırılanlar ve Devam Edenler
3Y'nin son ayağı olan yasaklar konusunda da çelişkili bir tablo var. AKP, iktidara geldiğinde başörtüsü yasağı gibi bazı kısıtlamaları kaldıracağını vaat etmişti. 2010'lu yıllarda üniversitelerde başörtüsü yasağı fiilen kaldırıldı, kamuda da düzenlemeler yapıldı. Ancak bu kez farklı alanlarda yeni yasaklar ve kısıtlamalar gündeme geldi. İnternet sansürü, sosyal medya düzenlemeleri, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine getirilen kısıtlamalar, ifade özgürlüğü tartışmalarını alevlendirdi. Özellikle son yıllarda sosyal medya platformlarına erişim engelleri ve içerik kaldırma talepleri sıkça gündeme geldi. Gazeteciler, akademisyenler ve muhalif siyasetçiler hakkında açılan davalar, yasakların farklı bir boyuta taşındığı eleştirisine yol açtı. 2023'te kabul edilen dezenformasyon yasası olarak bilinen düzenleme, ifade özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle yoğun eleştiri aldı.
3Y'nin Bilançosu: Vaatsizlik mi, Dönüşüm mü?
AKP'nin 24 yıllık iktidarı boyunca 3Y sloganındaki vaatlerin bir kısmında ilerleme sağlandı, ancak bir kısmında geriye gidiş yaşandı. Yoksullukla mücadelede ilk yıllarda önemli mesafe alınsa da, son yıllardaki ekonomik kriz bu kazanımları erozyona uğrattı. Yolsuzlukla mücadelede ise 2013 sonrası süreç, iktidarın bu konudaki kararlılığını gölgeledi. Yasaklar konusunda bazı özgürlükler genişletilirken, yeni kısıtlamalar getirildi. Bugün gelinen noktada, 3Y'nin tam anlamıyla gerçekleştiğini söylemek güç. Ekonomik göstergeler, yolsuzluk algısı ve özgürlükler alanındaki veriler, vaatlerin büyük ölçüde karşılanmadığını gösteriyor. Muhalefet, 3Y'nin iktidar için sadece bir seçim sloganı olarak kaldığını savunurken, iktidar kanadı ise küresel krizlere ve dış müdahalelere rağmen önemli hizmetlerin yapıldığını dile getiriyor. Önümüzdeki seçimlerde bu tartışmanın yeniden alevlenmesi bekleniyor.