Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın Adrasan açıklarında yürütülen sualtı kazılarında 2100 yıllık bir gemi batığından antik dünyanın en lüks sofra takımlarının çıkarıldığını duyurdu. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kazıların Türk sualtı arkeolojisi açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Adrasan'da Sualtı Kazıları: 2100 Yıllık Batıkta Lüks Sofra Takımları
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan sahilinde gerçekleştirilen sualtı kazılarında önemli bir keşfe imza atıldığını açıkladı. 2100 yıllık gemi batığında, antik dünyanın en lüks sofra takımları olarak nitelendirilen seramik ve cam eserler bulundu. Bakan Ersoy, keşfin Türkiye'nin sualtı kültürel mirasının zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.
Adrasan'da yürütülen sualtı kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Merkezi iş birliğiyle sürdürülüyor. Kazı ekibi, batığın MÖ 1. yüzyıla tarihlendiğini ve dönemin seçkin ailelerine ait sofralarda kullanılan yüksek kaliteli takımları taşıdığını belirledi. Buluntular arasında ince işçilikli tabaklar, kaseler, sürahiler ve nadir cam kaplar yer alıyor.
Antik Dünyanın En Lüks Sofra Takımları Gün Yüzüne Çıktı
Bakan Ersoy, yaptığı yazılı açıklamada, "Antalya Adrasan'da yürütülen sualtı kazılarında 2100 yıllık gemi batığından antik dünyanın en lüks sofra takımlarını çıkardık. Bu eserler, dönemin sanat anlayışını ve ticaret ağlarını aydınlatacak nitelikte" dedi. Ersoy, kazıların titizlikle sürdürüldüğünü ve eserlerin konservasyon çalışmalarının ardından müzede sergileneceğini sözlerine ekledi.
Sualtı arkeologları, batığın Roma dönemine ait bir ticaret gemisi olduğunu düşünüyor. Geminin, Ege ve Akdeniz arasında lüks eşya taşımacılığı yaptığı tahmin ediliyor. Ele geçirilen sofra takımlarının, dönemin zenginlik ve statü göstergesi olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür buluntuların antik ticaret yolları ve üretim merkezleri hakkında yeni bilgiler sunduğunu vurguluyor.
Kazı alanında ayrıca gemiye ait ahşap parçalar, çapalar ve amfora gibi ticari eşyalar da tespit edildi. Buluntuların çeşitliliği, batığın sadece bir ticaret gemisi değil, aynı zamanda prestij malları taşıyan özel bir sefer olduğunu gösteriyor. Ekip, batığın çevresinde yeni sondaj çalışmaları yaparak geminin tam envanterini çıkarmayı hedefliyor.
Kültürel Miras ve Gelecek Projeler
Kültür ve Turizm Bakanlığı, son yıllarda sualtı arkeolojisine yönelik yatırımlarını artırdı. Bakan Ersoy, "Ülkemiz, üç tarafı denizlerle çevrili bir açık hava müzesi. Sualtı kazıları, bu mirası gün yüzüne çıkarmak için büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Bakanlık, Adrasan'daki kazıların yanı sıra Kaş, Bodrum ve Marmaris gibi bölgelerde de sualtı araştırmalarına devam ediyor.
Antalya Valiliği ve yerel yönetimler, kazı alanının turizme kazandırılması için çalışma başlattı. Adrasan'ın sualtı dalış turizmi potansiyelinin artırılması planlanıyor. Bölgede dalış turizmi yapan işletmeler, batığın ziyarete açılması halinde büyük ilgi göreceğini öngörüyor. Ancak yetkililer, öncelikle bilimsel çalışmaların tamamlanması gerektiğini belirtiyor.
Akdeniz Üniversitesi'nden sualtı arkeoloğu Doç. Dr. Emre Özkan, buluntuların dönemin lüks tüketim alışkanlıklarını yansıttığını söyledi. Özkan, "Bu takımlar, sıradan halkın değil, elit tabakanın kullandığı objeler. Üretim teknikleri ve bezemeleri, o dönemde Akdeniz'de yüksek bir zanaatkârlık olduğunu gösteriyor" dedi. Özkan, eserlerin kimyasal analizlerle üretildikleri atölyelerin belirlenebileceğini de sözlerine ekledi.
Antik dünyada sofra takımları, sadece işlevsel değil aynı zamanda sosyal statü simgesiydi. Roma döneminde özellikle terra sigillata adı verilen kırmızı astarlı seramikler ve cam kaplar, zenginlerin sofralarını süslerdi. Adrasan'da bulunan parçaların, bu ünlü seramik türlerinin nadir örneklerini içerdiği düşünülüyor.
Bakanlık, kazıların sonuçlarını uluslararası bilimsel dergilerde yayımlayarak dünya arkeoloji literatürüne katkı sağlamayı planlıyor. Ayrıca, buluntuların bir kısmı Antalya Müzesi'nde geçici sergiyle ziyarete açılacak. Bakan Ersoy, "Bu eserler, sadece Türkiye'nin değil, insanlığın ortak mirası. Onları korumak ve gelecek nesillere aktarmak en büyük sorumluluğumuz" diye konuştu.