2026-Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca aday için üniversite tercih süreci resmen başladı. Öğrenciler, hayal ettikleri bölümlere yerleşebilmek için 5 Temmuz'a kadar tercihlerini ÖSYM'nin internet sitesi üzerinden yapabilecek. Bu yıl ilk kez uygulanacak yeni tercih sistemiyle birlikte adaylar, 24 tercih hakkına sahip olacak. Uzmanlar, tercih döneminde adayların dikkatli olması gerektiğini ve puanı boşa harcamamaları konusunda uyarıyor.
Tercih Takvimi ve Yeni Düzenlemeler
ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuza göre, tercih işlemleri 1 Temmuz itibarıyla başladı ve 5 Temmuz saat 23.59'da sona erecek. Adaylar, tercihlerini bireysel olarak ÖSYM'nin https://ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numarası ve şifreleriyle giriş yaparak gerçekleştirebilecek. Ayrıca, tercih işlemleri için herhangi bir ücret alınmayacak. Bu yıl getirilen önemli bir yenilik olarak, adaylar tercih ettikleri yükseköğretim programlarının önceki yıllara ait taban puanlarını ve başarı sıralarını doğrudan sistem üzerinden görebilecek.
Yeni sistemde ayrıca adayların, tercih sürecinde en çok yapılan hatalardan biri olan "puan kaybı" riskini azaltmak amacıyla, tercihlerini öğrenci danışmanlık merkezleri aracılığıyla da yapabilmelerine imkan tanınıyor. Bu merkezler, adaylara ücretsiz rehberlik hizmeti sunacak. Uzmanlar, özellikle ilk kez tercih yapacak adayların bu hizmetten faydalanmasını öneriyor.
Kontenjanlar ve Bölüm Popülerlikleri
Bu yıl üniversitelerde toplam 1 milyon 200 bin kontenjan ayrıldı. Geçen yıla göre kontenjanlarda yaklaşık yüzde 5'lik bir artış yaşandığı görülüyor. Özellikle mühendislik, tıp, hukuk ve öğretmenlik gibi popüler bölümlerdeki kontenjanlar yine büyük ilgi görüyor. Bununla birlikte, yapay zeka ve veri bilimi gibi yeni nesil bölümlere olan talep her geçen yıl artarak devam ediyor. Uzmanlar, teknoloji odaklı bölümlerin gelecekte iş bulma olanakları açısından avantajlı olabileceğini belirtiyor.
Ancak uzmanlar, kontenjan artışının, bazı bölümlerde doluluk oranlarında düşüşe neden olabileceği uyarısında da bulunuyor. Özellikle, son yıllarda işsizlik endişesiyle bazı sözel bölümlere ilginin azaldığı görülüyor. Bu nedenle adayların, tercih listelerini oluştururken yalnızca puanlarına göre değil, ilgi alanları ve iş olanaklarını da göz önünde bulundurarak hareket etmeleri gerekiyor.
Tercih Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tercih sürecinde adayların en çok yaptığı hatalardan biri, tercih listelerini yalnızca yüksek puanlı bölümlerle doldurup düşük puanlı bölümleri yazmamak. Bu durumda adaylar, puanları yettiği halde istedikleri bir bölüme yerleşemeyebiliyor. Uzmanlar, tercih listesinde mutlaka "kararsız" kalınan bölümlerin de yer almasını öneriyor. Ayrıca, adayların tercih listelerini onaylamadan önce defalarca kontrol etmeleri ve süre sonunda sistemin otomatik olarak listeyi kabul ettiğini unutmamaları gerekiyor.
Öte yandan, ÖSYM bu yıl da adaylara "tercih danışmanlığı" hizmeti sunacak. 81 ilde kurulacak tercih danışma merkezlerinde uzmanlar, adaylara yüz yüze destek verecek. Adaylar, bulundukları ildeki merkezlerin adreslerini ÖSYM'nin internet sitesinden öğrenebilecek. Uzmanlar, özellikle tercih konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan adayların bu merkezlerden mutlaka yararlanmasını tavsiye ediyor.
Yerleştirme Sonuçları ve Kayıt İşlemleri
Tercih işlemlerinin tamamlanmasının ardından yerleştirme sonuçları 12 Temmuz'da açıklanacak. Adaylar, yerleştirme sonuçlarını ÖSYM'nin internet sitesinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle öğrenebilecek. Yerleşen adayların kayıt işlemleri ise 13-19 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Kayıtlar, üniversitelerin öğrenci işleri daire başkanlıklarında veya e-devlet üzerinden online olarak tamamlanabilecek.
Uzmanlar, bu süreçte adayların resmi duyuruları takip etmelerini ve dolandırıcılara karşı dikkatli olmalarını hatırlatıyor. "Üniversiteye yerleştirme" vaadiyle para talep eden kişilere itibar edilmemesi gerektiğini belirten yetkililer, yerleştirme işlemlerinin yalnızca ÖSYM tarafından yapıldığını ve hiçbir kurumun bu konuda aracılık yapamayacağını vurguluyor.
Değerlendirme
Yükseköğretimde her yıl artan kontenjanlara rağmen, üniversite mezunu gençler arasındaki işsizlik oranlarındaki artış, "üniversite mi, meslek mi?" tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Bu dönemde adayların yalnızca saygın görülen mesleklere yönelmesi, uzun vadede hem bireysel hem de toplumsal sorunlara yol açabiliyor. Oysa her bireyin yeteneği ve ilgisi doğrultusunda bir eğitim alması, hem bireysel tatmini hem de ülkenin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılayacaktır. Bu bağlamda, tercih sürecini bir "yarış" olarak görmek yerine, hayatın uzun soluklu bir yatırımı olarak değerlendirmek, adayların doğru kararlar almasına yardımcı olabilir. Umarız bu tercih dönemi, tüm adaylar için hayırlı sonuçlar getirir.