Kanada merkezli dijital haklar kuruluşu Citizen Lab, İsrail merkezli Discover-Tech'in hedefli reklamlar aracılığıyla kullanıcıların cihazlarına "sıfır tıklama" yöntemiyle casus yazılım yerleştirilmesine yaklaşık 6 yıldır aracılık ettiğini açıkladı. Araştırmaya göre, şirket 200 bin site üzerinden kurduğu reklam ağıyla milyonlarca kullanıcıyı hedef aldı. Citizen Lab, bu faaliyetin son kullanıcıların bilgisi dışında gerçekleştiğini ve ciddi bir gizlilik ihlali oluşturduğunu vurguladı.
REKLAM AĞIYLA GİZLİ YAZILIM DAĞITIMI
Citizen Lab'in raporuna göre, Discover-Tech'in geliştirdiği sistem, çevrimiçi reklamcılık altyapısını kullanarak zararlı yazılımları yaymak için tasarlandı. Şirket, hedeflenen kullanıcıların ilgi alanlarına uygun reklamlar oluşturarak onları tuzak sitelere yönlendiriyor ve bu siteler üzerinden cihazlara "sıfır tıklama" (zero-click) saldırıları gerçekleştiriyordu. Bu yöntemde kullanıcının herhangi bir bağlantıya tıklamasına gerek kalmadan, yalnızca reklamın görüntülenmesiyle kötü amaçlı yazılım cihaza bulaşabiliyor.
Araştırmacılar, bu reklam ağının 200 bin farklı web sitesine yayıldığını ve bu sitelerin çoğunun masum görünen haber, eğlence veya alışveriş platformları olduğunu belirtti. Kullanıcılar, ziyaret ettikleri sitelerdeki reklamlar aracılığıyla farkında olmadan hedef alınabiliyor. Citizen Lab, bu ağın yaklaşık 6 yıldır aktif olduğunu ve bu süre zarfında binlerce kişinin cihazına casus yazılım yerleştirilmiş olabileceğini tahmin ediyor.
ŞİRKETİN YÖNTEMİ VE HEDEFLERİ
Discover-Tech'in faaliyetleri, özellikle gazeteciler, aktivistler ve muhalifler gibi yüksek riskli grupları hedef alan gözetim yazılımlarıyla bilinen İsrail merkezli siber istihbarat endüstrisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Citizen Lab, şirketin reklam ağını oluşturmak için çeşitli reklam borsaları ve aracı platformlarla iş birliği yaptığını tespit etti. Bu ağ üzerinden dağıtılan casus yazılımların, cihazlardaki mesajları, konum bilgilerini, ses kayıtlarını ve hatta kamera görüntülerini ele geçirebildiği ifade ediliyor.
Raporda, Discover-Tech'in müşterileri arasında hangi ülke hükümetlerinin veya kurumların bulunduğu net olarak belirtilmedi. Ancak şirketin, reklam teknolojisi ile gözetim yazılımını birleştirerek yeni bir tehdit modeli oluşturduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, bu tür saldırıların tespit edilmesinin son derece güç olduğunu, çünkü zararlı yazılımın meşru reklam ağları üzerinden dağıtıldığını ve kullanıcıların hiçbir şüpheli davranış sergilemediğini belirtiyor.
SEKTÖRDEKİ DİĞER BENZER VAKALAR
Bu olay, son yıllarda ortaya çıkan bir dizi benzer casus yazılım skandalının son halkası. Daha önce NSO Group'un Pegasus yazılımı, dünya genelinde gazeteciler ve siyasetçiler üzerinde kullanılmış ve büyük yankı uyandırmıştı. Citizen Lab'in raporu, reklam teknolojisinin kötüye kullanımının gözetim endüstrisinde yeni bir trend haline geldiğini gösteriyor. Araştırmacılar, reklam ağlarının geniş erişimi nedeniyle bu yöntemin geleneksel casus yazılım dağıtım yöntemlerinden daha etkili olabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, Discover-Tech'in İsrail merkezli olması, ülkenin siber güvenlik ihracatındaki rolünü bir kez daha gündeme getiriyor. İsrail, gözetim teknolojileri alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olarak biliniyor ve bu tür şirketlerin faaliyetleri zaman zaman uluslararası insan hakları örgütlerinin eleştirilerine hedef oluyor. Citizen Lab, raporunda, reklam ağlarının denetlenmesi ve bu tür kötüye kullanımların önlenmesi için daha sıkı düzenlemeler çağrısında bulundu.
KULLANICILAR İÇİN RİSKLER VE ALINACAK ÖNLEMLER
Uzmanlar, sıradan kullanıcıların bu tür saldırılardan korunmasının zor olduğunu ancak bazı önlemler alınabileceğini belirtiyor. Reklam engelleyici yazılımlar kullanmak, işletim sistemlerini ve uygulamaları güncel tutmak, bilinmeyen kaynaklardan uygulama indirmemek ve şüpheli bağlantılara tıklamamak temel korunma yöntemleri arasında. Ancak "sıfır tıklama" saldırıları söz konusu olduğunda, kullanıcının hiçbir etkileşimi olmadan cihaz ele geçirilebildiği için geleneksel önlemler yetersiz kalabiliyor.
Citizen Lab, raporun sonunda, reklam ağlarının ve aracı platformların bu tür kötüye kullanımları tespit edip engellemesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, hükümetlerin gözetim yazılımlarının ihracatını ve kullanımını düzenleyen yasalar çıkarması öneriliyor. Bu olay, dijital gizliliğin korunması için uluslararası iş birliğinin ve şeffaflığın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Kullanıcıların, dijital ayak izlerini minimize etmeleri ve güvenlik yazılımlarını güncel tutmaları, bu tür tehditlere karşı farkındalık geliştirmeleri açısından kritik.