Türkiye'de bir sosyal medya platformunun veri tabanına sızarak yaklaşık 19 milyon 800 bin kişinin kişisel bilgilerini ele geçiren ve bu verileri yasa dışı yollarla satan uluslararası bir hacker grubuna yönelik hazırlanan iddianame, savcılık tarafından kabul edildi. İddianamede, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu 7 sanık hakkında 9,5 yıldan 50 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Soruşturma kapsamında, verilerin ele geçirilme yöntemi ve satış ağı detaylı şekilde ortaya çıkarılırken, güvenlik uzmanları bu tür saldırıların artarak devam ettiğine dikkat çekiyor.
Saldırının Boyutu ve Ele Geçirilen Veriler
İddianameye göre, grup 2023 yılında popüler bir sosyal medya platformunun sunucularındaki açıkları kullanarak sistemlere sızdı. Ele geçirilen veriler arasında kullanıcıların ad, soyad, T.C. kimlik numarası, doğum tarihi, e-posta adresi, telefon numarası ve hatta bazı kullanıcıların şifrelerinin şifrelenmiş hallerinin bulunduğu belirtiliyor. Verilerin, karanlık ağ olarak bilinen ve yasa dışı faaliyetlerin yürütüldüğü internet ağlarında toplu olarak pazarladığı ve bu satıştan elde edilen gelirin yurt dışı banka hesaplarına aktardığı ifade ediliyor.
Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, sanıkların 'bilişim sistemine izinsiz girme', 'verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme' ve 'kişisel verileri satma' suçlarından cezalandırılması isteniyor. Ayrıca, grubun Türkiye'deki veri pazarında aktif olarak faaliyet gösterdiği ve birçok veri satışı girişiminde bulunduğu tespit edildi.
Hacker Grubunun Yöntemleri
İddianamede, grubun sofistike yöntemler kullandığı belirtiliyor. Özellikle, platformun eski bir üçüncü taraf eklentisindeki güvenlik açığını kullanarak sisteme sızdıkları ve bu açığı kapatmakta gecikildiği için geniş çapta veriye erişebildikleri aktarılıyor. Grup üyelerinin, verileri almak için bot ağları ve proxy sunucular üzerinden izlerini gizledikleri, bu sayede uzun süre fark edilmeden veri tabanında dolaştıkları anlaşılıyor.
Uzmanlar, bu tür saldırıların önlenmesi için platform sahiplerinin düzenli güvenlik testleri yapması, eski yazılımları güncel tutması ve kullanıcı verilerini şifreleyerek saklaması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, kullanıcıların da kişisel verilerini paylaşırken daha dikkatli olmaları ve güçlü şifreler kullanmaları öneriliyor.
Soruşturma ve Hukuki Süreç
Olayın ortaya çıkmasının ardından polis ekipleri, 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlemiş ve 7 şüpheliyi gözaltına almıştı. Şüphelilerin ifadelerinde suçlamaları kabul etmedikleri, ancak dijital materyallerde yapılan incelemelerde verilere ait örneklerin ve satış yazışmalarının bulunduğu kaydedildi. Tutuklu yargılanmalarına devam edilen sanıkların yargılanması, Ankara'daki ağır ceza mahkemesinde önümüzdeki aylarda başlayacak.
Bu dava, Türkiye'de kişisel verilerin korunması hukuku açısından da önemli bir emsal teşkil edebilir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında, veri sızıntılarına karşı şirketlerin daha ciddi tedbirler alması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, bu tür olayların tekrarlanmaması için cezaların caydırıcılığının artırılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye'de kişisel verilerin korunması konusunda artan farkındalık, bu tür davaların takip edilmesini ve güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi yönünde toplumsal bir baskı oluşturmasını sağlıyor. Yaşanan bu olay, dijital çağda mahremiyetin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle sosyal medya platformlarının kullanıcı verilerini koruma konusundaki sorumlulukları, yasal düzenlemelerle sıkı takip edilmeli. Aksi halde, bu tür büyük ölçekli veri ihlallerinin devam etmesi kaçınılmaz görünüyor.