Bilecik'in merkeze bağlı Çukurören köyünde, 160 yıllık bir geçmişe sahip olan ve 6 yıl önce coğrafi işaret alarak tescil edilen acı kırmızıbiber, hasat sonrası duvar ve balkonlarda kurutulmaya başlandı. Hemen hemen her evin balkonuna, duvarına ve çatısına asılan biberler, köyü adeta kırmızıya boyayarak görenleri hayran bırakıyor. Bu geleneksel yöntem, hem biberin lezzetini korumasını sağlıyor hem de köye ayrı bir güzellik katıyor.
Coğrafi işaret tescilli biberin kurutma süreci
Çukurören köyünde yetiştirilen acı kırmızıbiber, 6 yıl önce coğrafi işaret tescili alarak bölgenin önemli tarımsal değerlerinden biri haline geldi. Hasat edilen biberler, geleneksel yöntemlerle ipe dizilerek evlerin dış cephelerine asılıyor. Güneşte kuruyan biberler, hem kışlık tüketim için saklanıyor hem de satılarak köy ekonomisine katkı sağlıyor. Kurutma işlemi sırasında biberlerin renklerini kaybetmemesi ve aromasını koruması için özen gösteriliyor.
Köy sakinleri, bu yöntemin atalarından kalma bir gelenek olduğunu belirterek, her yıl hasat sonrası benzer görüntülerin ortaya çıktığını ifade ediyor. Biberlerin kuruması için yaklaşık 10-15 gün yeterli oluyor. Kuruduktan sonra biberler toz haline getirilerek baharat olarak kullanılıyor veya yemeklerde değerlendiriliyor.
160 yıllık geleneğin köy ekonomisine katkısı
Çukurören köyünde biber yetiştiriciliği, 160 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Nesilden nesile aktarılan tohumlar ve yetiştirme teknikleri sayesinde biberin kendine has acılığı ve aroması korunuyor. Coğrafi işaret tescili ile birlikte biberin tanınırlığı artmış, pazarlama imkanları genişlemiş durumda. Köyde hemen her hane, kendi ihtiyacının yanı sıra satış için de biber üretimi yapıyor. Kurutulan biberler, yerel pazarlarda ve aracılar vasıtasıyla Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor.
Biber üretimi, köyün ekonomik yapısında önemli bir yer tutuyor. Özellikle yaz aylarında hasat ve kurutma işlemleri köyde yoğun bir hareketlilik oluşturuyor. Kadınlar, biberlerin ipe dizilmesi ve kurutulması gibi işlerde aktif rol alarak aile bütçesine katkıda bulunuyor. Ayrıca biberin coğrafi işaretli olması, ürünün daha yüksek fiyattan alıcı bulmasını sağlıyor.
Görsel şölen turist ilgisi çekiyor
Köydeki evlerin duvarlarını ve balkonlarını saran kırmızı biberler, fotoğraf tutkunlarının ve doğa severlerin ilgisini çekiyor. Özellikle sonbahar aylarında ortaya çıkan bu renk cümbüşü, bölgeye gelen ziyaretçiler için eşsiz bir görsel şölen sunuyor. Köy sakinleri, bu ilgiden memnun olduklarını belirterek, geleneksel yöntemlerin yaşatılmasının önemine vurgu yapıyor.
Bilecik'in tarımsal çeşitliliği içinde önemli bir yere sahip olan Çukurören biberi, coğrafi işaret sayesinde hem korunuyor hem de tanıtılıyor. Yetkililer, bu tür yöresel ürünlerin desteklenmesi ve tanıtılması için çalışmaların sürdüğünü belirtiyor. Biberin kurutulması sırasında oluşan görüntüler, kırsal turizmin gelişmesine de katkı sağlayabilir.
Geleneksel yöntemlerin sürdürülebilirliği
Çukurören köyünde biber kurutma işlemi, tamamen doğal yöntemlerle yapılıyor. Herhangi bir kimyasal işlem görmeyen biberler, güneşte kuruyarak uzun süre saklanabiliyor. Bu yöntem, hem sağlıklı hem de çevre dostu bir üretim modeli sunuyor. Köy halkı, bu geleneği gelecek nesillere aktarmak için çaba gösteriyor. Gençlerin de biber yetiştiriciliğine ilgi duyması, geleneğin sürekliliği açısından umut verici.
Bilecik merkeze bağlı Çukurören köyü, 160 yıllık biber üretim geleneğini yaşatarak hem kültürel mirasını koruyor hem de ekonomik kazanç elde ediyor. Coğrafi işaret tescili ile taçlanan bu değer, bölgenin tanıtımına da katkı sağlıyor. Her yıl tekrarlanan bu görsel şölen, köyün simgesi haline gelmiş durumda. Gelecek yıllarda da benzer görüntülerin oluşması bekleniyor.
Bu tür yöresel ürünler, Türkiye'nin tarımsal zenginliğini ve kültürel çeşitliliğini yansıtması açısından büyük önem taşıyor. Çukurören biberinin coğrafi işaret tescili, diğer yöresel ürünler için de örnek teşkil ediyor. Yetkililer, benzer ürünlerin tescillenmesi ve tanıtılması için çalışmaların devam edeceğini bildiriyor. Böylece hem üretici hem de tüketici kazanacak, kültürel miras korunacak.